|
GÖRME ENGELLİ
ÇOCUKLAR
1- GÖZÜN YAPISI
Göz organı küçük
olmasına rağmen çok iyi gelişmiş bir ışık alıcısıdır. Gözün önemli
bölümlerini ve görevlerini bilmek, çocuğunuzu anlamanızı ve ona faydalı
olmanızı sağlar.

Gözler, yüzümüzün ön
tarafında yüz kemikleri içinde çukurlara yerleşmiş içleri sıvı dolu, top
şeklinde görüntüleri paylaşan iki organdır. İki gözden çıkan
algılayıcıların beyin ile bağlantıları vardır.
Gözün en ön
kısmındaki şeffaf, kubbe şeklindeki yuvarlak yapı ‘kornea' dır. Korneada
bulanıklık olursa görüntü içeriye alınamaz. Göz nakli denilen, başka bir
insandan alınıp takılan tek göz parçası bu şeffaf dokudur. Gözü top gibi
sert tutan mat beyaz yapı ‘sklera' dır. Sklerayı örten zara 'konjunktiva'
denir. Göz kapağı, sklera ve konjunktiva, gözü dış etkilerden korur. Bu
koruyucularda eksiklik olursa göz dokuları dış etkilerle bozulur ve
körlük ortaya çıkar. Korneadan bakınca gördüğümüz göze rengini veren
renkli tabaka ‘iris' tir. İrisin gelişme geriliğinde, göze giren ışığın
ayarı yapılamadığından görme çok azalır. İrisin ortasından ışığın
geçtiği küçük delik ‘pupil' göz bebeğidir. Gözbebeği ile kornea arasını
ön kamara sıvısı doldurur.Gözbebeğinin yapısının bozuk olduğu durumlar
görmeyi bozar.
Gözün içini çiğ
yumurtanın akı gibi bir sıvı doldurur buna : vitre denir. Göz küresinin
içini halı gibi döşeyen kan damar ağına koroid denir. Koroidin üstünde
yatan ışığa hassas hücre örtüsüne ‘retina' denir. Kalıtsal hastalıkların
çoğunda retina hücrelerinin eksik çalışmaları sonucu körlük oluşur. İnce
detayları, ışıkta ve renkli görmemizi sağlayan göz bebeğinin tam arka iz
düşümüne oturan yeşil mercimek kadar küçük bir retina alanı çok
hassastır ve ‘maküla' adını alır. Retinadan toplanılan bilgileri beyine
taşıyan elektrik kablosuna ‘optik sinir' denir.
Göz bebeğinin
arkasında görüntüyü netleştiren ‘merceğimiz' vardır. Silier kaslar bu
merceği odaklamaya yardım ederler. Mercekte bulanıklık ‘katarakt' olarak
bilinir. Çocuk göz bebeğinde bulanıklık ile doğarsa acil ameliyat
edilmelidir. Gözün ön kamara sıvısı sürekli üretilir ve iris kökünden
boşaltıcı kanallar ile boşalması şarttır. Eğer uygun boşalamazsa göz içi
basıncı yükselmesi ile göz tansiyonu hastalığı ‘glokom' oluşur. Çocuğun
gözü büyüktür. Acil tedavi gerektirir. Tedavi edilemezse görme azalır ve
körlük olur. Görme siniri gözden aldığı görüntüyü beynin arka
tarafındaki görme merkezine taşır. Gördüğünü anlama burada gerçekleşir.
Taşıyıcı sinir kablosundaki hasar ile görme taşınamaz ve görmeyen göz
hücreleri zayıflar.
2- ÇOCUĞUN GÖRME
SEVİYESİ
Bütün çocukların
doğumda görme düzeyi düşüktür.Işık ve şekil görebilen çocuğun görmesi
0-3 yaşında gelişir.Altı ayda anne ve babasının gözlerinin içine
bakabilir. Zaman içinde göz doktorları çocuğunuzun görmesi hakkında daha
çok bilgiye ulaşabilecektir. Araştırmalar göz ve görmenin doğumdan sonra
gelişmesini sürdürerek 2 ay- 4 ay- 6 aylık dönemlerde özel ilerlemeler
kaydederek 6 yaşında olgun görme seviyesine ulaştığını göstermektedir.
Tam ve keskin
görmenin olgunlaşması için gözün iyi ışık ve şekil ile uyarılması
şarttır. Bakma işinin görme işine dönüşmesi için gözden gelip beyine
gönderilen görüntünün algılanıp anlamlandırılması gerekir. Çocuğun dil
gelişimi ve çevreyi tanıması ile ilişkili olmasından dolayı çocuğun tam
olarak ne kadar ve nasıl gördüğünü anlamak zaman alacaktır. Tam körlük
çok ender rastlanan bir durumdur. Çoğu çocuk fazla olmasa da bir miktar
görebilir. Işığı görebilen çocuk, pencereyi bulabilir. Bu bilgi ile
odanın genel yapısını anlayabilir. Çocuğun yaşadığı ortamdaki
davranışlarını gözlemlemek önemli bilgiler verecektir.
Anne ve babalar kadar
çocuğu kimse iyi tanıyamaz. Aile çocuğu gözlemleyerek elde ettiği
bilgileri uzmanlara anlatmalıdır.
3- ÇOCUK VE GÖRME
Göz, optik- görme
siniri veya beyin hasarı sebebiyle görme bozukluğu olabilir. Görme,
insan bilgi ve öğrenmesinin %80'nini sağlar. Göz organı gelişmesini
doğumdan sonra üç yaşında tamamlar. Bebek hareketli, parlak sarı renkli
ve çizgili cisimleri gözleri ile takip eder. İnsan yüzü çok dikkat
çeker. Yüz mimik ve hareketlerini taklit ederek öğrenme başlar. Çocuk
bakarak ve görerek görmeyi öğrenir. Temel göz kullanımı öğrenilen bir
gelişmedir. Altı yaşın sonunda en olgun görme kazanılmıştır.
Görme yeteneğinin
gelişme basamakları şöyle özetlenir:
Farkında olma:
Yakın
çevremizde oluşan hareket, ses ve dokunmadan farkında oluruz.
Dikkat:
Görsel, sesli ve
diğer duyusal uyarılara dikkatimiz çekilir. Onların farkına vararak
onlara yönelir ve daha çok öğrenmeye çalışırız.
Yerini Bulma:
Belli bir
ses, koku ve görüntünün varlığını saptayınca onu çevredeki diğer
varlıklardan ayırmaya çalışırız.
Hatırlatma:
Önceden
tanıştığımız bir nesneye sesini, kokusunu, sertliğini veya rengini
hatırlayarak hoşlanıp, hoşlanmadığımızı düşüncemizde oluştururuz.
Anlama:
Anlamayı
geliştirmek için bütün topladığımız bilgileri bir araya getiririz.
Böylece hafıza ve problem çözme özelliklerimizi kullanırız. Bu nesne ile
ne yapacağımızı kararlaştırırız.
Görme kullanıldıkça
gelişir. Eğer çocuğunuzun kullanılabilir bir görmesi varsa kullanmaya
teşvik edilmelidir. Beyin görme ile gelen bilgiyi diğer duyulardan gelen
bilgiler ile birleştirir(dokunma, işitme, tatma, koku alma) ve uzaydaki
yerimizin farkında olmadır.
Beyin dokumuzun
%40'nı görme bilgilerinin birleştirilmesi için kullanılması görmenin çok
temel bir duyu olduğunu ispatlar. Çocuklar gözlerini çevre tecrübesi
elde edinirken kullanırlar. Böylece ‘o anda öğrenme' gerçekleşir.
Görüntü diğer duyu
algılarını düzenleyerek bağlantılar kurar. Çocuğun zihin gelişiminde bu
‘algılama düzenlemesi' dünyayı tanımasını sağlar.
4- ÇOCUKTA GÖRME
ÖZRÜNÜN ALGILANMASI
Araştırmalara göre,
çocuğun görmesinin gelişmesi doğum sonrası devam etmektedir.
Kullanılabilir düzeye gelebilmesi için sürekli ve kaliteli uyarılmasına
ihtiyaç vardır. ‘Görme' için algılama yetenekleri de gelişmeli ve
görüntülerin beyinde anlamlandırılması yapılmalıdır. Bu sebeple çocuğun
ne kadar ve nasıl gördüğünü anlamak için aylar, yıllar geçer.
Çocukta görme
özründen şüphelenilmesi için şu belirtilerin olması gerekir;
-Yenidoğan bebeğin
gözbebekleri siyah olması gerekirken beyaz gözükmesi,
-Gözün alışılmışın
dışında küçük, çok büyük veya gelişmemiş olması,
-Çocuğun yüzünü ışık
kaynağına dönmemesi,
-6-8 haftalık bebek
anne-babasının yüzüne bakabilmeli ve gülümsemelidir.
Tam körlük çok
enderdir. Çoğu çocuk biraz görür. Ancak her görüntünün önemi vardır ve
kullanılabilir.Yalnızca ışık görebilen bir çocuk pencerenin yerini
bulunca odanın düzenini kurabilir.
• Görme Duyusunun
Gelişim Aşamaları
Normal Çocuklarda;
• ayda;
Başını ve gözünü ışık kaynağına döndürme,
Yatay ve dikey
düzlemde obje takibi,
6-8 haftada gözün
içine bakış, “sosyal gülüşme”.
2-3 ayda;
Yoğun göz teması,
Dikey ve dairesel
hareket takibi,
Hareketli oyuncak
takibi,
Dudak okumaya
başlama,
3-6 ayda;
Kendi ellerini
seyretme,
İleri uzanma,
sallanan nesneyi yakalamak,
Düşen ve uzaklaşan
oyuncağı gözleme,
Karşıya bakıştan yana
bakışa dönme,
Görsel dikkat
alanının genişlemesi,
7-10 ayda;
Küçük
parçacıkları fark etme,
Önce dokunma ve
parmak ucu ile tutma,
Resimlerle ilgilenme,
Yarısını gördüğü
nesneye ilgi ve tanıma,
11-12 ayda;
Evde görsel yer
bulma,
İnsanları tanıma,
Resimleri tanıma,
Saklambaç oynama,
1-2 yaşda;
Haberleşmede
görmenin önemi ,
Yüz ifadeleri ve
vücut dili,
Öncül uyarılar ve
gözlem,
Olayların akışına
bağlantı kurma,
Sesli uyaranlara
bağlanma.
Görme Özürlü
Çocuklarda;
0-3 ayda;
Gözbebeğinin
titreşmesi (Nistagmus),
Görüntüyü normal dışı
odaklama (Eksentrik fiksasyon),
Göz teması
yok:bağlanma gelişmez,
Orta hat (düz çizgi
yol gibi) kavramı oluşmaz,
Görsel takip
gelişmez,
3-6 ayda;
Şaşılık oluşur,
Göz tembelliği
(Ambliyopi),
Motor gelişim
geriliği:başını tutamaz, emekleyemez,
Kötü alışkanlıklar,
göze parmak sokma, sallanma,
7-12 ayda;
Uzay duygusu
gelişmez,
Göz uyumu yoktur,
görsel takip yapamaz,
Merak duyusunda
gelişme geriliği:arama yapamaz,
1-2 yaşda;
Görsel haberleşme
eksikliği: oyun alanında dışlanma,
Anlık-doğal öğrenme
geriliği,
Çevre ile iletişim
kurmada zorluk; hareket kısıtlılığı ve uyum bozukluğu.
Görmenin
özellikleri ölçülebilir;
-Yakın ve uzak görme
denenerek ince detayları seçme ölçülebilir (görme keskinliği).
- Renk ayırımı, görme
alanı (anlık görünenler), ışığın etkisi, karanlığa uyum sağlamak,
hareket algılama tespit edilebilir.
- Gözlük ihtiyacı ile
doğru gözlük camları hesaplanıp görüntünün çocuğa net ve keskin ulaşması
çok önemlidir.
Düşük görmesi olan
çocukların görmeleri ölçülüp gözlük ile görmenin artması da ortaya
konmalıdır. Bütün çocukların gözlük takması gerekmez. Ancak gözde
bulanık görüntü ‘ambliyopi' denilen ‘tembel göz' durumunu oluşturur,
görme azalır. Çocukların görmeleri ölçülürken onlara eşleştirecekleri
resimler, yön gösterecekleri şekiller, okuma biliyorlarsa harfler
gösterilir. Cevap veremeyen çocuklarda elektrik akımları ile ölçme
cihazları hastane ortamında kullanılır.
Diğer bir ölçme
‘tercihli bakış', boş sayfa yerine çizgili resme bakmayı gören çocuğun
tercih etmesidir. Göremeyen çocuk boş sayfaya bakmaya devam eder. Görme
keskinliği kesir olarak belirtilir. Üst sayı, şeklin gözden tutulduğu
uzaklık mesafesini gösterir(genellikle 6 metre ), alt sayı ise normal
gözün (standart) bu şekli görebildiği mesafedir. 6/6 standart, normal
görmedir. Harf tablosu ile görme ölçülürken en üstteki büyük harf normal
göz ile altmış metreden görülebilir. Kişi yalnızca bu en büyük harfi
görebiliyorsa görmesi 6/60 dır. Görme keskinliğinin bu şekilde ölçülmesi
‘görme fonksiyonlarını' tam açıklayamaz: hareket, renk, açıklık/koyuluk,
görme alanı, vs. Az bir görmeyi iyi kullanabilen çocuklar çok rahat
hareket edip çevrelerini öğrenebilirler. Çocuğu gözleyerek onun
görebildiklerini öğrenmek bize çok bilgi verir. Çocuğun konuşmasında
gecikme varsa çocukla haberleşme daha çok gecikir ve zorlaşır.
B- Görme Özrünün
Ölçüsü
Görme seviyesi göz
uzmanı doktor tarafından ölçülür. Görme özrü tanımlanır: Hiç ışık
görmeyen, tam kör en düşük seviyedir. Işık gören, el hareketlerini
algılayan ağır görme özürlüdür. Altı metreden açılmış insan parmaklarını
sayabilen az gören sınıfından ağır az görendir. Kitap, gazete okumada
zorluk çeken ve okuyamayan ise az gören olarak tanımlanır. Bu görme
seviyeleri göz doktoru tarafından ölçülür ve kaydedilir.
C- Görme Özrünün
Sebepleri
Çocuğun görme özrünün
birçok sebebi olabilir. Genetik-kalıtım, akraba evliliği ülkemizde
çocukluk göz hastalıklarının temel sebebidir. Bunun yanında mikrop kapma
veya kaza geçirme olabilir. Göz hastalıklarının erken teşhis edilip,
tedavisine ve erken rehabilitasyonuna başlanması gerekir. Çoğu durumda
bir özel neden bulunamayabilir.
5- ANNE BABALARIN
YAŞADIKLARI EVRELER
Görme yetersizliği
olan bir çocuğun doğumu, ailenin dengesini altüst ederek ailelerde
değişik duygu ve düşüncelerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu
duygular her ailede farklı evrelerden geçer.
Çocuğu olduğu gibi
kabul etme sürecini kısaltabilen ailelerde, daha güvenli mutlu bir aile
ortamı yaratılabilir.
Özürlü çocuğa sahip
anne babaların geçirdiği evreler ve gösterdikleri davranışlar şöyle
sıralanır:
Şok:
-
Aşırı üzülme,
-Çaresizlik duygusu,
-Kalbin hızlı bir
biçimde çarpması, boşaltım organlarının çalışması, avuç içlerinin
terlemesi, kulakların uğuldaması, flu (bulanık) görme gibi belirtiler
gözlenebilir.
Reddetme:
-“O kadar kötü
görünmüyor”
-“Çocuğun olağan dışı
bir durumu yok”
-“Bunun tanısını
doktor koymuş, bu nedenle başka doktorlara gitmek gerekir” diye
düşünülebilir.
-Olayların farkında
olmamaya çalışma,
-Başka şeylerle çok
fazla meşgul olup çocuğun sorunuyla ilgilenmeye zaman bulamama.
Depresyon:
-“Artık iş işten
geçti bundan sonra hiçbir şeyin anlamı yok” diye düşünülebilir.
-Çevreyle ilişki
minimuma indirilebilir.
-Normal çocuk özlemi
duyulabilir.
Karmaşa:
-“
Böyle bir çocuğum
olacağına keşke hiç olmasaydı”
Suçluluk:
-“Bu durum benden
değil, senden yada senin ailenden kaynaklanmaktadır” gibi ailedeki diğer
kişiler suçlanabilir.
-Kişinin çocuğun
durumundan kendini sorumlu tutması,
-Olumsuz duygularla
ilgili suçluluk duyma.
Kızgınlık:
“Neden ben?”
Pazarlık:
-
“Eğer çocuğum
düzelirse...”
-Çocuğun özrünü
ortadan kaldırmanın yolları aranır. Örneğin; ameliyat, ilaç vb.
Kabul ve uyum:
-
“O bizim çocuğumuz ve
biz onu seviyoruz”
-Çocukla daha çok
birlikte olma,
-Çocuğun
gereksinimlerini karşılamaya özen gösterme,
-Uzmanlarla işbirliği
yapma.
Bu davranış
özellikleri özürlü çocuğa sahip tüm ailelerde yaşanabilmektedir. Çocuğu
olduğu gibi kabul etme sürecini kısaltabilir, yukarıda saydığımız
evrelerin daha olumlu ve güvenilir geçmesini sağlayabilirsiniz.
Demokratik aile tutumları geliştirebilen aileler bu dönemi daha az
duygusal hasarla geçirir ve çocuğa iyi bir eğitim vermiş olur.
6- DEMOKRATİK AİLE
TUTUMLARI
• Çocuklarını seven
ve benimseyen çağdaş aile tipidir.
• Anne baba arasında
saygı ve sevgi vardır.
• Ailede sorunlar
emirlerle değil, konuşarak çözülür.
• Evde gerginlik
yaratmak yerine sıcak bir ortam yaratılır, aile içinde uzun süren
çekişme, kavga ve anlaşmazlıklardan uzak durulur,
• Çocuğa söz hakkı
tanıyarak, birlikte konuşulur, şakalaşıp, eğlence ortamı yaratılır ona
güven duygusu kazandıracak iletişim biçimleri benimsenir.
• Çocuğun uyması
gereken kurallar belirlenir.
• Kuralları ailede
herkes gönüllü olarak benimser.
• Cezalar ılımlı ve
eğiticidir. Çocuğa, güven duygusu ve sorumluluk kazandırılır.
• Çocuğun kişiliğine
saygı gösterilir yaşından olgun davranışlar beklenmez.
• Özgür davranışları
desteklenir
• Dayaktan, onur
kırıcı sözlerden özenle kaçınılır.
Bu tutum ve davranışı
gösteren ailelerin çocukları toplumda bağımsız, kendine yetebilen bir
birey olarak yetişir.
Onaylanan aile,
anne-baba tutumları çocuğun olumlu davranış değişiklikleri göstermesinde
ne kadar etkiliyse, onaylamadığımız anne-baba tutumları; “çok seven,
kollayan, gevşek disiplinli aile tutumu”, “baskıcı, itici, sevgisiz aile
tutumu”, “sevgisi yetersiz, disiplini gevşek aile tutumu”, “geleneksel,
ataerkil aile tutumu”, “sıkı disiplinli, sevecen aile”, “parçalanmış
aile tutumları” da çocuklarımızın sağlıklı, uyumlu, kendine güvenli bir
insan olmasını engelleyecektir.
Demokratik aile
tutumları içinde yetişen çocukda da, gelişme sürecinde olumsuz
davranışlar gözlenebilir. Ancak anne-babaya karşı tepkileri ve çelişkili
duyguları büyük boyutlara ulaşmaz. Çoğu çatışmalar ev içinde kalır, okul
başarısını engellemez, sapmalar olmaz, başkaldırı fırtınaya değil kısa
süren bir esintiye benzer.
7- EĞİTİM
A- Görme Özürlü
Öğrenciler İçin Özel Eğitim Okullarına Başvuru ve Kayıt Koşulları
Ülkemizde 15 görme
engelli ilköğretim okulu bulunmakta olup, hepsi de yatılı ve
gündüzlüdür.
Özel Eğitim Almak
İçin Başvurulacak Kurumlar
• Millî Eğitim
Müdürlüğü,
• Rehberlik ve
Araştırma Merkezi Müdürlüğü,
• Özel Eğitim
Kurumları,
• Özel Özel Eğitim
Kurumları.
Kayıt için
İzlenecek Yol ve İstenilen Belgeler
• Bulunduğunuz ilin
valiliğine veya ilçenin kaymakamlığına bir dilekçe ile başvurunuz.
• Dilekçeniz Milli
Eğitim Müdürlüğüne oradan da en yakın Rehberlik ve Araştırma Merkezine
havale edilir.
B- İstenen
Belgeler
• Tasdikli nüfus
cüzdanı örneği (öğrenci için),
• Veli ya da vasinin
ikametgah ilmühaberi,
• Tam teşekküllü bir
hastaneden alınacak sağlık kurulu raporu. (Bu raporda çocuğun özrü, özür
derecesi ve başka bir hastalığı olup olmadığı yer alacaktır.)
• Rehberlik ve
Araştırma Merkezince doldurulacak çocuk tanıma fişi,
• Rehberlik ve
Araştırma Merkezlerinden alınacak inceleme raporu,
• İki adet yeni
çekilmiş vesikalık fotoğraf,
• İki adet veli
adresi yazılı posta pulu yapıştırılmış zarf,
• Ekonomik durumu
gösterir belge (Öğrenci Devlet Parasız Yatılı okuyacaksa). Bu belge
örneğine uygun şekilde Milli Eğitim Müdürlüğünde doldurulabilir.
• Veli ya da vasinin
çocuğun yarı yıl ve yaz tatillerinde yanına alacağını gösterir
taahhütname (bu belge daha sonra çocuğun okuyacağı okul müdürlüğünce
hazırlanıp veliye imzalatılır).
• İl Milli Eğitim
Kurulu Kararı (Milli Eğitim Müdürlüğünce hazırlanıp verilir).
1- Hazırlanan bu
belgelerin dosyası öğrencinin yatılı ve gündüzlü olacağını belirten bir
dilekçe ile Milli Eğitim Müdürlüğüne teslim edilir.
2- Görme engelliler
ilköğretim okullarında gündüzlü veya yatılı öğrenim görmek isteyen
öğrencileri il eğitsel tanılama, izleme ve değerleme ekibinin
yönlendirme kararı ve il özel eğitim hizmetleri kurulunun yetiştirme
kararı ile bu okullara yerleştirilir. Bu okullardan birine kayıt olmak
isteyenler aşağıdaki işlemleri yerine getirmelidir.
3- Görme engelliler
ilköğretim okullarını bitiren öğrencilerden ortaöğretime devam etmek
isteyenler 8. sınıfın sonunda öğrenim gördüğü okul müdürlüğüne başvuruda
bulunurlar.
• İlköğretim ve orta
öğretim okullarında kaynaştırma yoluyla eğitimini sürdüren ve braille
(kabartma) yazısı bilen öğrenciler, braille ders kitaplarını ücretsiz
olarak Görme Engelliler Basımevi ve Akşam Sanat Okulu Altındağ - ANKARA
(Tel: 0312 317 96 53) adresinden isteyebilirler.
Okulların listesi
kitabın sonunda verilmiştir.
8- NORMALLEŞTİRME,
BÜTÜNLEŞTİRME, KAYNAŞTIRMA VE EN AZ KISITLAYICI EĞİTİM ORTAMI
Görme
yetersizliğinden etkilenmiş bir çocuğun gören akranlarıyla aynı eğitim
ortamında okuyabilmesi için kaynaştırmanın gereklerinin yerine
getirilmesi gerekir. Bunun için öncelikle normalleştirme, kaynaştırma,
bütünleştirme ve en az kısıtlayıcı eğitim ortamı kavramlarının doğru
anlaşılması gerekmektedir.
A- Normalleştirme
Toplumdaki yaşam,
biçim ve koşullarının tüm yetersizlikten etkilenmiş kişilere de
sağlanması anlamına gelmektedir. Normalleştirme ilkesine göre görme
yetersizliğinden etkilenmiş bir çocuk gören akranlarının yararlandığı
tüm haklardan yararlanabilir. Görme yetersizliğinden etkilenmiş çocuk
da, gören akranları gibi ailesine yakın gören akranlarının gittiği okula
gidebilir. Ancak bu okullarda akranları kadar başarılı okuyabilmesi için
gerekli olan özel eğitim öğretmeni, görme yetersizliğinden etkilenmiş
öğrencilerin kullanacağı araç-gerecin ona sağlanması da onun en doğal
hakkıdır. Normalleştirme kişiyi normal yapma anlamına gelmemektedir.
Aksine yetersizlikten etkilenmiş bireylerin yetersizlikleriyle kabul
edilip, toplumda diğer kişilere sağlanan hizmet, hak, sorumluklar ve
fırsatların onlara da sağlanması anlamına gelmektedir.
Normalleştirme
ilkesinin savunduğu görüşlerin bir sonucu olarak;
Kaynaştırma,
Bütünleştirme
ve
Birlikte eğitim
kavramları ortaya
çıkmıştır.
B- Bütünleştirme
Bütünleştirme
ilkesine göre, görme yetersizliğinden etkilenmiş bireyler de bu toplumun
bir parçasıdır. Sosyal hayata entegre olabilmeleri toplumsallaşmanın
gereğidir.
C- Birlikte Eğitim
Yetersizlikten
etkilenmiş öğrencilerin, normal akranlarıyla birlikte normal sınıflarda
eğitim almasıdır.
• Kaynaştırma
Eğitimi
Özel yetişmiş
personelin, özel destekleriyle, yetersizlikten etkilenmiş bireyin normal
sınıflarda öğrenimini değişik zamanlı olarak sürdürmesi anlamına
gelmektedir.
Kaynaştırma da esas
olan, görme yetersizliğinden etkilenmiş öğrencinin, günün en azından bir
bölümünde, normal sınıfta akranlarıyla birlikte eğitim görmesidir. Ancak
bunun için gereksinimleri doğrultusunda özel yetişmiş personel
tarafından öğrenciye, aileye, sınıfa, sınıf öğretmenine ve okul
personeline gerekli destek özel eğitim hizmetinin verilmesi gereklidir.
Aynı zamanda, öğrencinin öğreniminin en azından bir bölümünü normal
sınıfta geçirebilmesi için gerekli araç-gereç ve ortam düzenlemesinin
(yada uyarlamaların) yapılması gerekmektedir. Görme yetersizliğinden
etkilenmiş çocukların, normal sınıfta akranlarıyla birlikte öğrenim
görmeleri birlikte eğitim anlamına gelmekle birlikte, kaynaştırmadan söz
edilebilmesi için, özel personel, destek hizmet ve özel düzenlemelerin
yer alması gerekmektedir.
Normalleştirme
kavramı en az kısıtlayıcı ortam kavramının oluşmasına ve yetersizlikten
etkilenen öğrencilerin akranları gibi, akranlarıyla birlikte gerekli
destek hizmet sağlanarak kaynaştırma düzenlemelerinin oluşması
hareketini başlatmıştır.
9- NORMAL GELİŞİM
GÖSTEREN ÇOCUKLARLA GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN ÇOCUKLARDA GÖZLENEN GELİŞİM
FARKLARI VEANNE BABALARA ÖNERİLER
• 0-3 Yaş Grubu
Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
Zihinsel gelişim;
düşünme, anımsama, farklılıkları ayırt etme veya işitme, fikirler ve
durumlar arasındaki ilişkileri belirleme ve problem çözme becerilerini
içermektedir.
0-3 yaş grubu
çocuklardan beklenen en temel zihinsel gelişim basamakları aşağıda
sıralanmıştır:
§
İkinci
bir nesneyi eline almak için bir elindeki nesneyi diğer eline geçirir.
§
Kabın
altına saklanan nesneyi bulur.
§
Vücut
kısımlarından birini gösterir.
§
Benzer
nesneleri eşleştirir.
§
Karalama yapar.
§
İstenildiğinde büyük ve küçüğü gösterir.
§
Üç
rengi eşleştirir.
§
Ses
çıkaran nesneleri isimlendirir.
§
Eylem
içeren resimleri isimlendirir.
§
Geometrik şekilleri, resimleri ile eşleştirir.
0-3 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Zihinsel gelişim
açısından görme yetersizliği olan çocukların uygun kavram gelişimi
sağlayabilme ihtiyacı onlara sunulan uyaranlarla aldıkları ipuçlarının
doğruluğuna dayanır. Görme yetersizliği olan çocuk, çevresi hakkındaki
bilgileri birinci derecede işitsel ve dokunsal süreçte öğrenir. Görme
yetersizliği olan çocuğun zihinsel gelişimi daha yavaş ya da farklı
şekilde gelişir.
İşitme duyusu, bireye
gerekli girdileri/bilgileri verir; ama işitme duyusu, görmeden daha ağır
gelişir. Bunun sonucu olarak görme yetersizliği olan çocukların gelişim
evreleri yavaş olur. Zihinsel gelişim açısından dokunma ve işitme ile
sağlanan bilgiler görme duyusuna kıyasla daha fazla zaman aldığı için,
daha yavaş bilgi sağlanır.
Görebilen ve görme
yetersizliği olan tüm bebekler için dokunma birincil bilgi kaynağıdır.
İşitsel girdilerin/bilgilerin birincil kanal haline gelebilmesi için
zaman gerekir. Bu nedenle ilk aylarda bebekle iletişimde mümkün
olduğunca ona dokunmak ve yanında olmak ön plana çıkmaktadır. Görebilen
bir çocukta kavramları oluşturmada görsel bilgi kullanımı oldukça önemli
ve ilk sırada yer almaktadır. Görmeye kıyasla duyma daha kısıtlı bir
değer taşımakta, dokunma ise uzaktaki çok büyük, çok küçük, kırılgan ya
da tehlikeli objeler hakkında uygun deneyimler sunamamaktadır. Bu
nedenle görme yetersizliği olan çocuklar daha fazla dokunsal ve işitsel
deneyimlere ihtiyaç duymaktadırlar.
Öneriler
§
Bebeğinizin yatağının üstüne ses çıkaran oyuncaklar (mobiller) asın.
Dikkatini bu oyuncaklar üzerine çekmeye çalışın. Bebeğiniz büyüdükçe,
mobili eli ile araması, mobile dokunması ve mobili hareket ettirmesi
için elinden tutarak elini yönlendirin.
§
Bebeğinize şarkı söyleyerek, onunla konuşarak, yumuşak bir şekilde bebek
masajı yapın.
• Bebeğinizin
ellerinin boş kalmasına izin vermeyin. Bebeğinize çıngırak, diş halkası
ve sıkılınca ses çıkaran oyuncakların yanı sıra evde bulunan plastik
kap, kaşık, mandal ve kutu gibi eşyaları da verin. Bunları tanıması,
kavraması, elinden bırakması ve fırlatması için onu yönlendirin. Farklı
yapı, büyüklük ve şekillerdeki nesneler, bebeğin oyundan sıkılmasını
engeller, ilgisini çeker ve bu şekilde bebeğiniz yaşayarak ve etkin bir
şekilde öğrenir.
• Oyuncağın yada
nesnenin nasıl kullanılacağını bebeğinizin elinden tutup yönlendirerek
ona gösterin; bebeğinizi yapılanı tekrar etmesi için teşvik edin.
• Önce kendi vücut
kısımlarınıza, sonra da çocuğunuzun vücut kısımlarına (burun, ağız,
kulak, saç, el ve ayak gibi) dokunarak isimlerini söyleyin, tekerlemeler
söyleyerek çeşitli oyunlar oynayın.
• Değişik sesler
çıkaran nesneleri farklı yönlerde hareket ettirerek, bebeğinizin işitme
duyusu yardımı ile başını yada vücudunu çevirerek bunları takip etmesini
sağlayın.
• Sizin
gözetiminizde dolap ve çekmeceleri boşaltıp tekrar yerleştirmesine izin
verin. Bu sırada ona eşyaların özelliklerini ayrıntıları ile anlatın.
• Bloklar, farklı
büyüklükte toplar ve iç içe geçen kutuların yanı sıra mandal, makara
gibi farklı nesneler vererek bunları tanımasını sağlayın ve birlikte
kutulara doldurma-boşaltma oyunları oynayın.
• Bebeğinizle dolgu
oyuncaklar, evcilik oyuncakları (oyuncak bardak, kaşık, ütü, bebek vb.)
kullanarak çeşitli oyunlar oynayın.
• İç içe geçen
kutuları ve küpleri ne yaptığınızı ona anlatarak ve onun eli, sizin
elinizi tutar konumda iken üst üste koyun ve daha sonra ondan
devirmesini isteyin.
• Basmalı, itmeli,
parmaklarını kullanabileceği ve neden-sonuç ilişkisini görebileceği
oyuncaklar hazırlayın.
• Farklı dokularda
ve boyutlarda değişik sesler çıkaran toplar ile oyunlar oynayın.
• Farklı doku ve
boyutlarda kağıtlar kullanarak, katlama, kesme, karalama ve temel
çizgiler çizme çalışmaları yapın. Çeşitli kalınlıklarda ipler ile
çizgiler ve geometrik şekiller oluşturarak bunları çocuğa tanıtın.
• Çocuğunuzun rafya,
kurdele, bant vb. yapıda malzemelere dokunmasına ve bunları kullanmasına
izin verin.
• Kumaş, karton,
düğme, pamuk, zımpara vb. nesneleri farklı sayfalara yapıştırıp bu
sayfaları birleştirerek kitap oluşturun.
• 0-3 Yaş Grubu
Çocuklarda Dil Gelişimi
Normal Gelişim
Gösteren
0-3 yaş grubu
çocuklardan dil gelişiminde beklenen en temel basamaklar aşağıda
sıralanmıştır:
§
Başkalarının çıkardığı sesleri tekrarlar.
§
Hareketle birlikte verildiğinde basit komutları yerine getirir.
§
Nesne
ve kişileri belirtmek için tek sözcüğü anlamlı bir şekilde kullanır.
§
Kendi
üzerinde 3 vücut kısmını gösterir.
§
“Bu
nedir?” sorusuna nesnenin ismi ile cevap verir.
§
İsteklerini anlatmak için sözcükler ve hareketleri birlikte kullanır.
§
“Nerede?” sorusuna cevap verir.
§
Tanıdığı çevre seslerinin isimlerini söyler.
§
Kendi
ismi yerine “Ben, bana, benim” ifadelerini kullanır.
§
“Kim?”
sorusuna isimle cevap verir.
0-3 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Dil Gelişimi
Bebekler, yeni doğan
döneminden itibaren sese tepki göstermeye başlarlar. Bu tepkiler
duydukları seslerin anlamlarını bildiklerinden değil, şartlandıkları ve
bu sesleri çok duydukları içindir. Bu gelişme, görme yetersizliği olan
çocuklarda ilk somut kelimelere tepki göstermek şeklinde olmayabilir.
Görebilen bir çocukta görsellik, görme yetersizliği olan bir çocukta ise
ses önemlidir. Görme yetersizliği olan çocukların kendilerini yalnız
hissetmelerini engellemek için düzenli olarak çeşitli sesler
dinletilmelidir. Önemli olan nokta; radyonun sesinin sürekli açık
tutulmamasıdır. Bu durum, çocuğun çevresiyle ilgilenmesine engel
olabilmektedir.
Görme yetersizliği
olan çocuklarla konuşmak, eşyaların isimlerini söyleyerek, tanıtarak
dokunmasını sağlamak, onunla oynamak, dil gelişiminde normal gelişmeyi
sağlar. Çocuğun konuşmasına fırsat verilmeli ve kullandığı sözcüklerin
anlamları zenginleştirilmelidir. Görme yetersizliği olan çocuklar, yüz
ifadelerini ve hareketleri göremediklerinden dokunma duyusu duyguların
ifadesini anlamada büyük önem taşımaktadır.
Görebilen çocuklar
anne babalarıyla göz kontağı kurabilir, onların yüzüne bakar ve
gülümserler. Bu anne babanın etkileşimini pekiştirir. Anne-baba çocuğun
ilgisini çeken nesneleri arayıp bulur. Onlar hakkında konuşur. Görme
yetersizliği olan bebeklerin anne babalarıyla göz kontağı kuramaması
nedeniyle iletişimde ve dolayısı ile jest ve mimiklerde azalma olur.
Görme yetersizliği olan bebekler, dikkat çekmek için sözlü iletişim
yerine ağlama, mızmızlanma davranışları gösterebilirler. Bu durumda
anne-babaların ses tonlarını çok iyi kullanmaları ve dokunsal
uyaranlarla bunu desteklemeleri gerekmektedir.
Öneriler
• Çocuğunuz ile
anlaşılır cümlelerle, ismini kullanarak konuşmaya özen gösterin.
• Çocuğunuzun
konuşmasını genişletin. Örneğin; çocuğunuz “top” dediğinde siz, “evet,
senin büyük/yumuşak topun” diyerek bahsedilen nesne veya olayların
özelliklerine değinin.
• Konuşurken ona
yaklaşıp dokunun, bazen yüzünü yavaşça kendinize doğru çevirin.
• Sesinizin tonunu
değiştirin ve şarkı söyleyin. Bebek şarkıyı dinlerken ellerinizle onun
ellerini kavrayarak şarkının ritmine göre el çırptırın.
• Taklit etme yolu
ile onun dikkatine, gülümsemesine ve çıkardığı seslere karşılık verin.
• Bebeğinizi hareket
ettirirken “hoop, hop” veya oyuncak araba ile oynarken “düüt, düüt” gibi
sesler çıkarın.
• Bebeğinize
müzikli, sıkılınca veya sallanınca ses çıkaran oyuncaklar alın.
Oyuncağın çıkardığı sesi sözel olarak tekrarlayın. (Örnek: Çın çın, pam
pam, buu buu gibi).
• Siz konuşurken,
bebeğinizin sizin yüzünüze dokunmasına ve ağız hareketlerinizi
hissetmenize izin verin.
• Bebeğinize dolgu
oyuncaklar verin ve bu oyuncaklarla birlikte oynayın. Önce kendi
vücudunda, daha sonra oyuncak bebekte vücut kısımlarına dokunarak ve
onun da dokunmasını sağlayarak bu kısımları isimlendirin.
• Onu sıklıkla
dışarı çıkarın ve onunla çevresinde duyduğu sesler, kokular ve
hissettiği farklı durumlar (rüzgarın yüzüne vurması yada havanın nemli
olması vb.) hakkında konuşun. Bebeğinizi çevredeki sesleri (kedi sesi,
akan suyun sesi, rüzgar sesi, veya zilin sesi gibi) fark etmesi için
teşvik edin. Bu sesleri taklit etmesini isteyin.
• Çocuğunuzun evde
yaptığınız etkinliklere katılmasına izin verin, onunla yaptığınız işler
ve o gün planladığınız günlük işler hakkında konuşun.
• Oyun ve konuşmada
hareket içeren kelimeler kullanın ( Örneğin; oturalım mı?, yürüyelim mi?
vb.).
• Çocuğunuz birden
sessizleştiğinde, çevredeki seslerden olayları anlamaya çalıştığını
düşünerek ona bu sesleri dinlemesi için fırsat verin, daha sonra bu
sesleri ve kaynağını açıklayın.
• Çocuğunuzla
karşılıklı oturun ve ellerinden tutup yönlendirerek blokları, kutuları
üst üste koyma, yan yana sıralama, blokları sayma çalışmaları yaparak
birlikte oynayın.
• Çocuğunuza günlük
yaşantısında karşılaştığı durum, nesne ve olayları içeren kısa hikayeler
anlatın yada kasetlerden dinletin ve bu hikayeleri nesneler kullanarak
canlandırın (alış-veriş yapma vb.)
• Oyuncakları
toplarken, tek tek dokunarak oyuncaklarının isimlerini söyleyin ve daha
sonra çocuğunuzun da bu oyuncaklara dokunarak isimlendirmesini isteyin.
• Çocuğunuzla
birlikte müzik eşliğinde dans edin. Hızlı müzikle hızlı hareketler,
yavaş müzikle yavaş hareketler yaparak, “hızlı-yavaş” kavramlarını
öğrenmesine yardımcı olun.
• Çocuğunuza bazı
konu ve kavramları, çevre seslerini (“yağmur yağar, şıp şıp şıp” gibi)
içeren şarkılar ve rontlar öğretin.
• Çeşitli sesleri
teybe kaydedin ve bu seslerin kaynağı olan nesneleri, çocuğunuza
göstermeye çalışın. Çocuğunuzdan teypten duyduğu sesin kaynağı olan
nesneyi bulmasını isteyin (Örneğin, köpek sesi-köpek maketi vb.).
• Bebeğinizin sesin
nereden geldiğini anlamasına, yardımcı olun.
§
Çocuğunuzun yeni ve farklı deneyimler kazanmasına fırsat tanıyın.
§
Çocuğunuza sorular sorun.
§
Çocuğunuzu soru sormaya cesaretlendirin.
§
Çocuğunuzla bebek diliyle konuşmaktan kaçının.
§
Çocuğunuzla diğer insanlarla iletişimi geliştirmeye yönelik oyunlar
oynayın.
§
Çocuğunuza duygularınızı söyleyin.
§
Çocuğunuza konuşma ve dinleme duruşunu öğretin.
• 0-3 Yaş Grubu
Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
Çocuklar,
çevrelerindeki nesneleri ve kendi vücutlarını keşfetmek için hareket
ederler. Bu hareket kapsamında nesnelerle yapılan kavrama, tutma gibi
etkinlikler çocukların nesneyi tanımasını ve vücut kısımlarını nasıl
kullanacakları bilgisini kazanmalarını sağlar.
0-3 yaş grubunda
çocuklardan beklenen en temel fiziksel gelişim basamakları aşağıda
sıralanmıştır:
• Önündeki nesneye
uzanır ve kavrar
• Kollarından destek
alarak yüzükoyun yatarken başını ve göğsünü kaldırır
• Kendisini bir yere
destekleyerek oturur
§
Emekler
§
El
çırpar
§
3 küple
kule yapar
§
Pastel
boya ya da kurşun kalem ile karalamalar yapar
§
Bağımsız yürür
§
Olduğu
yerde çift ayak sıçrar
§
Sabit
duran büyük topa tekme atar
0-3 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Fiziksel gelişim,
yukarıda da belirttiğimiz gibi; emekleme, tutunarak ayağa kalkma,
tutunarak yürüme, yalnız başına yürüme vb. bir sıra izler. Görme
yetersizliği olan bir bebek ancak kulak-el birlikte çalışmasını
kurduktan sonra emeklemeye başlayacaktır. Bebeklerin emeklemeleri,
çevrelerindeki işitsel ve dokunsal uyaranlara ulaşma çabasından
kaynaklanır. Çevresinde duyduğu bir sesin kaynağına ulaşma becerisi ise
birinci yılın sonuna doğru gelişebilecektir.
Görme
yetersizliğinden etkilenen çocuklarda duruş ve yürüyüş sorunları
gözlenebilir. Bunların nedeni, yeterince hareket etmemekten dolayı
kasların güçlenmeyişi ve anne-babaların düşüp zarar göreceğinden
korkarak çocuklarına yürüme fırsatı vermemeleridir. Görme yetersizliği
olan çocukların bedensel duruşlarında karşılaşılan problemler dengenin
yetersiz olmasından ve kasların daha az güçlü olmasından
kaynaklanmaktadır.
Az görmeyle doğan
çocuklar, hareket gelişimlerini özürle birlikte çevrelerini araştırma
yoluyla geliştirmektedirler. Dolayısıyla az gören ve kör çocuklarda
normal gelişim düzeyleri gecikebilir. Bu çocuklar yüzükoyun pozisyonunda
uyumada zorlanabilirler. Sürünme ve emekleme aşamaları da gecikip,
sıklıkla 2 yaşından sonra yürümeyi öğrenirler.
Bebekler 4 aylık
olduğunda uzandığı nesnenin görüntüsünü kavramaya başlar. Görme engelli
çocuklar ise 11. aya kadar ses çıkaran oyuncaklara uzanmayabilirler.
İşittiği sese doğru yönelerek oyuncağı almak, görerek almaya göre daha
karmaşıktır. Onların dünyaları kollarının uzanabildiği alan kadardır.
Dolayısıyla görme engelli çocuklar eşya kavramlarını dolambaçlı
yollardan öğrenmek zorunda kalırlar. Bu bebekler ilk önce uzandıkları
mevcut objelerin varlığını ve sesini anlamaya çalışırlar. Çünkü
dokunarak ve işiterek eşya kavramını geliştirmede daha fazla zamana
ihtiyaç duyarlar, dolayısıyla da gören çocuklara göre farkında olma
fonksiyonlarını başarmada daha fazla zaman alabilir.
Öneriler
Fiziksel gelişim
alanına yönelik öneriler, ince hareket gelişimi ve kaba hareket gelişimi
olarak iki alt başlıkta ele alınmıştır. Kaba hareket gelişimi,
çocuğunuzun baş, gövde, kol ve bacaklarını kullanma fırsatlarını;
boynunu dik tutma, sürünme, emekleme, oturma, yürüme, sıçrama ve
tırmanma gibi becerileri içermektedir. Bu alanda çocuğunuzu desteklemek
için;
§
Çocuğunuzun yatış pozisyonunu sık sık değiştirin.
§
Gün
içinde farklı zamanlarda (en az bir saat) bebeğinizi düzgün yüzeyde,
yüzükoyun pozisyonda yatırarak onun yuvarlanması, oturması ve emeklemesi
için gerekli hareketleri keşfetmesine yardımcı olun (Bu sürelerde
yanında bulunun).
§
Bebeğinize banyo yaptırırken ve onu giydirirken kol-bacak ve gövdesine
yumuşak egzersizler yaptırın.
§
Bebeğinizin fiziksel gelişimi hazır olduğunda, eşyalara tutunarak ayağa
kalkabilmesi ve sıralayabilmesi için uygun ortamlar hazırlayarak onu
yönlendirin.
§
Bebeğinizin ellerinden tutarak kısa süreli yürüme çalışmaları yaptırın.
Beceri kazandıkça yardımınızı azaltın (tutunarak kalkabilen bebekler
için).
• Çocuğunuz destekle
yürümeye ve nesneleri çekmeye hazır olduğunda, çocuğunuza araba, küçük
sandalye vb. itilen çekilen oyuncaklar sağlayın.
• Çok basit
marangozluk (plastik) aletleri vererek belli deliklere, kalın plastik
çivileri çakması için çocuğunuza model olun ve onu yönlendirin.
• Bebeğinize
dokunmadan önce onunla konuşun.
• Bebeğinizi mümkün
olduğu kadar sık hareket ettirin.
• Bebeğinizi
beslerken ona dokunun ve onunla konuşun.
• Bebeğiniz yatarken
ara sıra pozisyonunu değiştirin.
• Bebeğiniz başını
kaldırmaya çalışırken zilli bir topla, yumuşak bir balonla yada adını
seslenerek ona yardımcı olun.
• Bebeğinizle sık
sık konuşun.
• Bebeğinize farklı
yüzeyler ve kumaşlara dokunması için fırsat verin.
• Bebeğinize
vücudunu tanıması için yardımcı olun.
• Bebeğinize
vücudunu hareket ettirmesi için yardımcı olun.
• Bebeğinize kendi
ellerini farkına varmasına yardımcı olun.
• Bebeğinizin
yatağının kenarına sesli oyuncaklar asın.
• Bebeğinizin
ellerine değişik eşyalara dokunması için rehberlik edin.
• Bebeğinizin
oturmasına yardımcı olun.
• Bebeğinizin
değişik mesafelerdeki oyuncaklara uzanmasına yardımcı olun
• Çocuğunuzun bir
amaca yönelik hareket etmesini isteyin.
• Çocuğunuza
emeklemesi için yardımcı olun.
• Çocuğunuzun
keşfetmesi için yerlere değişik oyuncaklar bırakın.
• Çocuğunuz
emeklemeyi başardıktan sonra emekleyerek merdiven çıkmasına
cesaretlendirin.
• Çocuğunuza ayakta
durmayı öğretin.
• Çocuğunuza
ellerinden tutarak yürümesine yardımcı olun.
• Çocuğunuza
yürürken kol ve bacak hareketlerini fiziksel yardımla gösterin.
• Çocuğunuz iterek
hareket ettirebileceği büyük arabalardan çok hoşlanır. Bu tip oyuncaklar
onun dengesini geliştirmeye de yardım eder.
• Çocuğunuzun
yürüyebileceği mesafeyi zaman içinde yavaş yavaş arttırın.
• Çocuğunuza
merdiven inip çıkmayı öğretin.
İnce hareket
gelişimi alanında, çocuğun ellerini kullanmayı öğrenmesi ve parmak
hareketlerini geliştirmesi amacıyla rehberlik yapılır. Bu alanda
çocuğunuzu desteklemek için;
§
Bebeğiniz sırtüstü yatarken ses çıkaran nesneleri hareket ettirerek
bebeğin sesi takip etmesine yardımcı olun (Nesneyi sallayarak değişik
yönlere doğru çevirin).
§
Bebeğinizin uzanabileceği uzaklığa toplar, bloklar veya çıngırak vb. ses
çıkaran özellikte nesneler koyun. Yatağına tesadüfen temas edebileceği
yerlere çeşitli nesneler asın. Bu nesneleri elden ele geçirebilmesi için
onu destekleyin. Baş ve işaret parmağı ile kavraması için verdiğiniz
küçük nesneleri yutma tehlikesine karşın mutlaka bebeğinizin yanında
olun.
§
Büyük
kaplar, yap bozlar, iç içe geçen renkli plastik kutular kullanarak
yap-bozları kaplara doldurma ve devirerek boşaltma gibi oyunlar
düzenleyin.
§
Çocuğunuzun arkasında durarak, eliniz çocuğunuzun elinin üzerinde onun
hareketine yardımcı olacak şekilde; uzanma, kavrama, sallama, vurma,
çekme-itme vb. etkinlikleri çalışın.
• Çocuğunuza çeşitli
boyutlardaki kutuları nasıl iç içe yerleştireceğini gösterin.
Takmalı-sökmeli oyuncaklar vererek oynaması için teşvik edin, birlikte
oynayın.
• 0-3 Yaş Grubu
Çocuklarda Sosyal Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
Sosyalleşme
becerileri, diğer insanlarla birlikte yaşamayı ve onlarla etkileşimde
bulunmayı içeren davranışlardır. Sosyalleşme becerilerinin gelişimi,
çocuğun kendi çevresinde uygun şekilde kabul görmesi, sorumluluk
paylaşımı ve böylece özgüven duygusunun ve diğer alanlarındaki
becerilerin gelişiminde ona katkıda bulunur.
0-3 yaş grubu
çocuklardan sosyal gelişim alanında beklenen en temel basamaklar aşağıda
sıralanmıştır:
§
Yetişkinin gösterdiği ilgiye tepki olarak gülümser
§
Aynadaki görüntüsüne yada başka bir bebeğe doğru uzanır ve hafifçe vurur
§
“Ce-ee”
oyununu taklit eder
§
Yetişkini taklit ederek ellerini “güle güle” anlamında sallar
• Basit ev
işlerinde yetişkini taklit eder (süpürmeye çalışır, yatak örtüsünü
çeker, giysileri çamaşır sepetine atar)
• Güldüren yada
dikkati çeken hareketleri tekrarlar
§
Kitabı
okuması veya paylaşması için yetişkine verir
§
Komut
verildiğinde, bir başka odadan bir nesneyi getirip götürebilir
§
Yetişkin kıyafetleri ile “giyinme” oyunu oynar
§
Sevgi,
kızgınlık, üzüntü, gülme vb. gibi duyguları sözel olarak ifade ederek
anladığını gösterir
0-3 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Sosyal Gelişim
Görebilen çocukların
çoğu tarafından kendiliğinden öğrenilen günlük yaşam becerilerinin,
görme yetersizliği olan çocuklara sistematik olarak öğretilmesi
gerekmektedir. Küçük bir çocuğun sosyal ortamlarda kendini yeterli
hissetmesi ve olumlu benlik geliştirmesi, uygun etkileşim kurma
yollarına sahip olması ile sağlanabilir.
Öneriler
• Günlük bakımı
sırasında, bebeğinizle aranızda neşeli, öğretici deneyimler içeren bir
iletişim olmasına özen gösterin.
• Bebeğinizle
konuşurken yada oynarken, yüzünüzün onunla aynı seviyede olmasına özen
gösterin ve yüzünüze dokunmasına izin verin.
• Bebeğinize günde
birkaç saat hafif, rahatlatıcı müzik dinletin. Hareketli müziklerde onun
ellerini birbirine vurarak müziğe eşlik etmesini sağlayın.
• Bebeğiniz
yabancılara alışabilmesi için zaman zaman anne babanın yanında
tanımadığı kişileri de görmelidir. Bu nedenle farklı ortamlara
bebeğinizle birlikte katılmaya çalışın. Bu kişilerin bebeğinizle
iletişim sürecini başlatmasına yardımcı olun.
• Günlük yaşantı
sırasında bebekten ayrılırken onu öpmek, el sallamak, geri dönüldüğünde
onu kucaklamak, ‘merhaba' diyerek selamlamak sosyal becerilerin ve
alışkanlıkların kazanılmasını destekleyecektir.
• Bebeğinizi çaba ve
başarılarından dolayı ödüllendirin. “Aferin”, “cici” gibi sözel
ifadelerin yanı sıra alkışlama, kucaklama gibi ödüller de verin.
• Bebeğinizin
eğitimine ve bakımına tüm aile bireylerinin katılımını sağlayın. Bu
durumun bebeğinizin sosyalleşmesinde büyük etkisi olacağını unutmayın.
§
Çocuğunuza yaşıtlarıyla, kendisinden küçük ve büyük çocuklarla oynama
fırsatı sağlayın, birlikte oyun oynaması için onu cesaretlendirin.
Çocuklarla oynayabileceği basit, müzikli oyunlar öğretin.
§
Çocuğunuza size yardım edebileceği küçük sorumluluklar verin.
§
Çocuğunuza kendi odasında veya evin diğer bölümlerinde oyun oynama
fırsatı sağlayın (köşeler oluşturun ve bu köşelerde evcilik oyunu,
hikaye okuma-anlatma, hareketli oyunlar oynama, müzik dinleme ve müzik
aletlerini kullanma gibi etkinlikler gerçekleştirebileceği düzenlemeler
yapın).
§
Çocuğunuzla günlük yaşantı ile ilgili oyunlar oynayın. Bu şekilde oyun
ve oyun materyalleri aracılığıyla çocuğunuzla aranızdaki sosyal
etkileşimi güçlendirebilirsiniz (Oyuncak bebeği yatırıp uyutma, saçını
tarama, besleme ve giydirme vb.)
§
Çocuğunuza müzik dinleme alışkanlığı kazandırın. Onunla birlikte
kollarını, bacaklarını, vücudunu neşeli ve ritmik bir şekilde hareket
ettirebileceği şarkılar söyleyin.
§
Çocuğunuzun şarkı söylemesi, konuşma becerisinin ve ritm duygusunun
gelişmesine yardımcı olacaktır. Şarkı söylemesinin yanısıra,
yüksek-alçak sesler, hızlı-yavaş ritimler dinletin ve çocuğunuzun
dikkatini bunlar arasındaki farka yöneltin.
§
Çevreyi
tanıyabilmesi ve çevredeki sosyal ilişkileri tanımlayabilmesi amacıyla
çevrenizde gezintiler yapın. Çocuğunuzun sosyal sözcükleri kazanabilmesi
için ‘lütfen', ‘teşekkür ederim', ‘günaydın' ve ‘merhaba' gibi
sözcükleri doğal yaşantılar sırasında sıklıkla kullanın.
• 0-3 Yaş Grubu
Çocuklarda Öz Bakım
Normal Gelişim
Gösteren
Öz bakım
davranışlarının gelişimi, çocuğun kabulünü arttırarak ailenin ve
toplumun mutlu ve bağımsız bir bireyi olma çabasında çocuğa yardımcı
olur.
0-3 yaş grubunda
çocuklardan beklenen en temel öz bakım gelişim basamakları aşağıda
sıralanmıştır:
§
Anne/
baba tarafından tutulan bardaktan içer
§
İki
elini kullanarak bardağı tutar ve bardaktan içer
§
Bağımsız olarak kaşıkla yemek yer
§
Düğmeleri çözüldüğünde pantolonunu çıkarır
§
Tuvalete gitme gereksinimini sözle veya hareketle ifade eder
§
Havlu
verildiğinde ellerini yardımsız kurular
§
Ayakkabılarını çıkarır ve giyer
§
Taklit
ederek dişlerini fırçalar
§
Hatırlatıldığında peçete kullanır
§
Çoraplarını çıkarır ve giyer
0-3 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Öz Bakım
Banyo yapma, giyinme,
yemek yeme ve tuvalet eğitimi, çocuğun günlük yaşamındaki temel
etkinliklerdir. Her çocuğun, bu becerileri öğrenmek için hazır olduğu
yaş değişiklik göstermektedir. Burada önemli olan; çocuğun
yapamayacağını düşünerek onun yerine bunları yapmak değil, onun kendi
ihtiyaçlarını karşılayabilir hale gelmesi için ona fırsat vermek ve
yardımcı olmaktır. Başlangıçta eğitimci ya da anne-baba model olmalı ve
etkinliği anlatmalı, daha sonra elini çocuğun elinin üzerine koyarak
beceriyi yapmasında fiziksel olarak ona destek olmalı ve çocuk beceri
kazandıkça bu desteği azaltmalıdır.
Öneriler
§
Bebeğinizi biberonla beslerken onun da biberonu tutmasına fırsat verin.
Daha ileri aylarda sizin gözetiminizde kendi başına biberonunu tutarak
beslenmesi için onu teşvik edin.
§
Bebeğiniz sizin yedirdiğiniz katı yiyeceklere alıştıktan sonra,
bebeğinizin eline sevdiği yiyeceklerden küçük parçalar vererek
(verdiğiniz yiyeceğin özelliklerini tanımlayarak) yine sizin
gözetiminizde yemesi için fırsat verin.
§
Bebeğinizin bardağı tutması, ileri aylarda da bardaktan su içmesi ve
yardımla kaşığı ağzına götürmesi için ona yardımcı olun. Başlangıçta
bardağa ya da kaseye çok az miktarda sıvı koyun.
§
Bebeğinizi giydirirken onunla ne yaptığınız, hangi giysisini
giydirdiğiniz ve hangi vücut kısmına dokunduğunuz vb. hakkında konuşun.
§
Şapkasını, çoraplarını, bağları çözülmüş ayakkabılarını vb. giysilerini
çıkarması için çocuğunuza fırsat verin.
§
Sizin
gözetiminizde kendi yemeğini kaşık kullanarak yemesine fırsat verin.
§
Bağımsız olarak bardak, kaşık kullanması için fırsatlar sağlayın.
§
Dişlerini fırçalaması ve peçete kullanması için yemek sonrasında bunları
yaptığınızı anlatarak ve bunlara ilişkin sesleri dinleterek ona model
olun.
• 3-6 Yaş Grubu
Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
3-6 yaş döneminde
soyut düşünme ve diğer karmaşık kavramların gelişimi gözlenir (Örneğin
mekan, derinlik, uzay kavramları). Kavramlar, soyutlamalar ve
sınıflamalar geliştirme, her çocuk için önemli zihinsel becerilerdir. Bu
yaş grubundaki çocuklardan beklenen zihinsel gelişim basamakları aşağıda
sıralanmıştır:
§
Küçük-büyük, ağır-hafif nesneleri isimlendirir
§
Sorulduğunda 10 vücut kısmını gösterir
§
Taklit
ile 10 nesneyi sayar
§
6
parçalı yap-bozu tamamlar
§
İstenildiğinde 3 rengi isimlendirir
§
Üç
şekli isimlendirir (kare, daire, üçgen)
§
İnsan
resmi çizer (baş, gövde, kollar ve bacaklar)
§
Nesneleri başka bir nesnenin önüne, arkasına ve yanına koyar
§
3'e
kadar olan kombinasyonları toplar ve çıkarır
§
Doğum
gününü gün ve ayı ile söyler
3-6 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Zihinsel Gelişim
3-6 yaş döneminde,
soyut düşünme ve diğer karmaşık kavramların gelişimi hızlanmaktadır.
Ancak görme yetersizliği olan çocuklar bu noktada yavaşlık
göstermektedir. Çünkü görme yetersizliği olan çocuklar, bu bilgileri
diğer kişilerin kendileri için yapmış oldukları tanımlamalardan elde
etmek zorundadırlar. Gelişim basamaklarında ve soyut kavramların
kazanılmasında öncelikle bir genel kavram oluşmaktadır. Gelişim
aşamasında görme yetersizliği olan çocukların görme duyusu dışında
sağlayacakları ipuçları çok önemli olduğundan, bunlar sağlanmadığı
takdirde gelişimsel gerilikler gözlenebilir.
Bu dönemde oyun,
kavram gelişimini sağlamak açısından önemlidir. Zihinsel gelişim, merakı
keşfetme, neden-sonuç ilişkisi oyun ortamında daha kolay, daha kalıcı ve
eğlenceli bir şekilde çocuğa kazandırılabilir. Çocuklar, keşfedici
oyunlarla problem çözme becerisini de kazanmaktadırlar( İpe farklı
renklerde çamaşır asma gibi).
Taklit, becerilerin
öğrenilmesinin önemli bir yoludur. Görme yetersizliği olan bebekler,
taklit becerilerini diğer kişilerin beden hareketlerini kendilerinin
üzerinde bırakmış oldukları duygular çerçevesinde ortaya koyabilirler.
Bu nedenle dokunsal deneyimlerin artırılması çocuğun taklit becerisini,
dolayısı ile de zihinsel gelişimi destekler.
Görme yetersizliği
olan bir çocuk kavramları oluşturma sürecinde, daha çok işitme ve
dokunmaya bağlı kalacağından tüm kavramların dokunsal yada işitsel
yaşantıyla öğretilmesi gerekmektedir. Bu alanda çocuğunuzu desteklemek
için;
Öneriler
• Çocuğunuza ev
ortamında tüm odaları gezdirin ve bu odaların özellikleri hakkında sözel
olarak ayrıntılı bilgi verin.
• İki nesne
arasındaki farklılıkları ifade etmesi üzerinde çalışın.
• İki tane birbirine
benzeyen, bir tane benzemeyen nesneden oluşan bir nesne grubundan, aynı
nesneden birini çocuğa verin. Elindeki nesnenin diğer nesnelerden
hangisine benzediğini dokunarak bulmasını isteyin.
• İki tane benzer,
iki tane farklı nesneden oluşan bir nesne grubunun içinden çocuğa iki
farklı nesne verin. Elindeki nesneleri benzerleri ile eşleştirmesini
isteyin.
• Çocuktan
nesneleri, işlevlerine ve değişik özelliklerine göre sınıflandırmasını
isteyin. Örneğin çatal, kaşık yemek yememiz için gerekli bir araçtır.
Metal kaşık, plastik kaşık vb. sınıflandırılması gibi.
• Yaprak, kozalak,
taş, dal parçaları, kuş tüyü vb. nesneleri toplayarak biriktirmesine
izin verin. Bu nesnelerin özellikleri hakkında çocuğunuzla konuşun.
• Çeşitli nesnelere
çocuğunuzun dokunmasına izin vererek, bu nesnelerin sayıları (az yada
çok oluşları), nasıl kullanıldıkları ve benzer olup olmadıkları hakkında
onunla nesnenin tüm özelliklerini açıklayarak konuşun. Ona nesneyi
tanıması için zaman tanıyın.
• Çocuğunuza değişik
dokuda nesneler vererek bunları keşfetmesi için fırsat yaratın. Örneğin;
yumuşak, sert, pürüzlü, kaygan, ıslak nesneler verin. Bu nesnelerin
özelliklerini ve dokunulunca verdiği hissi, çocuğunuzun anlayacağı dilde
tanımlayın.
• Bebeğiniz ile
çevreye gezintiler yaparken, onun nesnelere dokunmasına izin vererek,
büyük-küçük, sıcak-soğuk, içinde-dışında gibi kavramları doğal ortamda
öğrenmesini sağlayın.
• Çocuğunuzun
çevresinde tanıdığı nesnelerin şekillerini kartona çizip keserek, bu
şekillerin etrafında parmaklarını gezdirmesine fırsat verin. Şeklin
özelliklerini anlatın (şeklin bu kısmı, yuvarlak yada sivri vb.).
• Aynı şekilleri
farklı malzemeler kullanarak ikişerli setler olarak hazırlayın.
Çocuğunuzdan bunlara dokunarak aynı malzeme ile yapılmış olanları
eşleştirmesini isteyin.
• Farklı şekilleri
tek bir malzeme kullanarak ve her şekilden iki tane olacak şekilde
hazırlayın. Çocuğunuzdan aynı şekilde olanları eşleştirmesini isteyin.
• 3-6 Yaş Grubu
Çocuklarda Dil Gelişimi
Normal Gelişim
Gösteren
3-4 yaşlarındaki
çocuklar, kelime dağarcıklarını hızla geliştirirler. Hem yeni sözcükler
öğrenir, hem de daha önce öğrendikleri sözcükleri daha esnek kullanmaya
başlarlar. Duygularını, düşüncelerini, ilişkilerini anlatabilirler. Kız
çocukları, erkek çocuklara göre dili daha erken dönemde ve daha
becerikli bir şekilde kullanırlar. 5-6 yaşlarındaki çocukların dil
kullanımı, bir yetişkininkine benzer, sosyal etkinliklerde konuşma
artmaktadır.
3-6 yaş grubundaki
çocuklardan beklenen dil gelişimi basamakları aşağıda sıralanmıştır:
§
Sorulduğunda ismini ve soyadını söyler.
§
Sık
kullanılan nesnelerin nasıl kullanıldıklarını anlatır.
§
İki
olayı oluş sırasına göre anlatır.
§
Birleşik cümleler kullanır (Topa vurdum ve yola kaçtı).
§
Karmaşık cümleler kullanır (Benden gelmemi istedi çünkü .....).
§
Telefon
numarasını ve adresini söyler.
§
En çok,
en az ve birkaçı gösterebilir.
§
Günlük
deneyimlerini anlatır.
§
“Neden?” ve “Nasıl?” sorularına açıklama ile cevap verir.
§
Sözcükleri tanımlar.
3-6 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Dil Gelişimi
Konuşmaya yeni
başlayan görme yetersizliği olan çocuklar konuşmalarında bir takım
cümleleri anlamsız şekilde tekrar ederler. Bunun nedeni, çocuğun
saatlerce televizyon karşısında oturması gibi, iletişim anlamı taşımayan
dil yaşantılarına maruz kalmasıdır. Burada işitsel uyarım vardır, ancak
çocuk için anlamlı işitsel girdiler/bilgiler yoktur. Bunun yerine az
sayıda da olsa çocukla iletişim içindeyken ona dile ilişkin
girdiler/bilgiler vermek, dil gelişimi açısından yararlıdır. Görme
yetersizliği olan çocuklarda dil gelişimini desteklemek için çocuğun
istek ve ihtiyaçlarını tahmin etmek yerine onun ifade etmesini beklemek,
dokunduğu nesnelerin isimlerini söylemek, bunlarla ilgili konuşmak,
çocuğun yaptığı hareketleri betimlemek ve kavramları anlatmak yerine
doğrudan yaşantılar sağlamak gerekmektedir.
Öneriler
§
Çocuğunuzun yanında olmadığınız zamanlarda yemek yeme, tuvalet vb.
ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için bunları ifade etmesini öğretin.
§
Onu
yeni yerlere götürün. Yaptıklarınız, gördükleriniz ve duyduklarınız
hakkında konuşun.
§
Her
çeşit dilbilgisi hatasının doğrusunu, doğal ortamda tekrarlayın.
§
Karışık
ve anlaşılamayan konuşmaları, ona anlayabileceği düzeyde ve özellikle
işitsel ve dokunsal tanımları kullanarak açıklayın.
§
Telefon
çaldığı zaman telefona bakması, sizi çağırması ve tanıdık kişilerle
konuşması için fırsatlar verin.
§
Kısa
süreli olmak koşuluyla çocuğunuzun eğitici ve dinleyerek anlayabileceği
televizyon programlarını ve reklamları takip etmesine izin verin.
§
Çocuğunuza gittiğiniz yerlerde duyduğu sesleri farketme fırsatı verin.
Daha sonra bu sesleri birlikte dinleyerek geçmiş yaşantılar hakkında
konuşun.
§
Çocuğunuzun sesleri eşleştirebilmesi için, farklı yapıdaki kutuların
içine nohut, mercimek vb. nesneler koyun ve ağzını açılamayacak şekilde
yapıştırarak kapatın. Ses çıkaran bu materyallerden iki set hazırlayın.
Bunlardan birini sallayarak sesini çocuğunuza dinletin ve ondan bu
materyal ile aynı sesi çıkaran materyali bulmasını isteyin. Başlangıçta
siz model olun, materyali gösterin ve çıkardığı sesi sözel olarak
tanımlamaya çalışın.
§
Çocuğunuza ve arkadaşlarına hikayeler anlatın. Hikayeyi anlattıktan
sonra çocuklarla, hikaye hakkında konuşma, hikaye ile ilgili soruları
cevaplama, hikayeyi tamamlama, dramatize etme, yeni hikayeler yaratma
gibi faaliyetler yapın.
§
5-6
yaşındaki çocuğunuzla aynı sesle başlayan sözcükleri söyleme oyunu
oynayın. (Örneğin “E” sesi ile başlayan kelimeleri söyleme) (Yetişkin:
Elbise, Çocuk: Ev vb.)
§
Çocuğunuzla “Bana tersini söyle” oyununu oynayarak zıt kavramları
öğretmeye çalışın. (Örneğin; Yetişkin: Bana büyüğün tersini söyle,
Çocuk: Küçük)
§
Çocuğunuza gelecek zaman ifadelerini kullanarak cevap verebileceği
sorular sorun.
§
Çocuğunuza telefon numaranızı, adresinizi öğretin.
§
Bu
dönemde de çocuğunuza gelişimini destekleyici, sizinle ve diğer
çocuklarla birlikte oynayabileceği oyuncaklar sağlayın (evcilik
oyuncakları, tamir aletleri, mekanik oyuncaklar, legolar, kavram
oyuncakları, boncuklar, çiftlik oyuncakları vb).
§
Özellikle sosyal yaşantı sırasındaki deneyimlerini oyunlarına transfer
edebilecekleri materyaller sağlayın(Örneğin evcilik oyunundaki tencere,
tabak, çatal, bardak vs.gibi). Çünkü misafir ağırlayan annesini gören
bir çocuk; oyununda annesinin kullandığı materyallere ihtiyaç
duyacaktır. Doktor aletleri, tamir aletleri, evcilik oyununda kullanılan
eşyalar vb. oyuncaklar, çocuğun bu ihtiyacını karşılayacaktır. Bu
malzemeleri alarak çocuğunuza sunabileceğiniz gibi evde kullanılmayan,
çocuk için tehlike yaratmayacak eşyaları da çocuğunuzun ihtiyacına göre
ona sunabilirsiniz.
• 3-6 Yaş Grubu
Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
3-6 yaş dönemi
fiziksel gelişim açısından çocukların “temel hareketler döneminde”
bulundukları yaşlardır. Temel hareketler döneminde kazanılan beceriler;
koşma, atlama, sıçrama, sekme, yakalama, fırlatma, topa ayakla vurma
gibi becerilerdir. Bunlar, tüm çocuklarda gözlenebilen ortak özellikler
ve yaşam için gerekli becerilerdir.Temel hareketlerin gerçekleşmesi ve
gelişmesi için olgunlaşma kadar çevresel ve bireysel etkenler de
önemlidir. 3-6 yaş grubundaki çocuklardan fiziksel gelişim alanında
beklenen basamaklar aşağıda genel olarak sıralanmıştır:
§
Parmak
ucunda yürür
§
Ayak
değiştirerek merdivenleri çıkar
§
İki
eliyle topu yakalar
§
4-8
saniye yardımsız tek ayak üzerinde durur
§
Denge
tahtasında yürür
§
2-3
parçalı oyun hamurundan şekilleri birleştirir
§
Ev,
insan, ağaç gibi tanınabilir basit resimler çizer
§
Basit
şekilleri keser ve yapıştırır
§
Kalemtıraş kullanır
§
Koşarken yerden nesneleri alır.
3-6 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Görme yetersizliği
olan çocuklarda çevrenin etkisiyle olgunlaşma düzeyi değişken olabilir,
bu da hareketlerin kazanılma sırasını, hızını ve düzeyini
yavaşlatabilir. Bu alanda yapacağımız yoğun çalışmalar ve egzersizler
ile çocuğun yaşının gerektirdiği gelişim düzeyine ulaşması sağlanabilir.
Doğuştan görme
engelli çocukların hareket gelişimleri gecikmektedir. Bunun nedeni; oyun
ve aktiviteler sırasında eşyalara uzanma ve bulmada problem yaşaması,
her iki elini vücudunun önünde bir araya getirmede zorluk, hareket
sırasında görsel uyaranların olmaması ve çocukların çevreden aldıkları
uyaranların eksik olmasıdır.
Görme engelli
çocuklar genelde gören yaşıtları gibi aynı zamanlarda emekleyemez ve
yürüyemezler. Kas zayıflıkları nedeniyle fizik tedaviye ihtiyaç
duyarlar. Bazı görme özürlü bebeklerde beyin özürlerinin de bulunması
fizik tedavi almalarını gerektirir.
Öneriler:
• Çocuğunuzun temel
hareket becerilerini olgunluk düzeyinde başarabilmesi için çocuğa
deneyim sağlayacağı düşünülen; asker gibi yürüme, parmak ucunda yürüme,
yuvarlanan topa tekme atma, öne takla atma, tek ayak üzerinde sıçrama,
çizgi çalışmaları ve kağıt katlama vb. değişik uygulamalar yaptırın.
• Tekmelemek için
büyük deniz topları, fırlatma ve yakalama için küçük toplar vererek
onunla oynayın.
• Sandalye veya
koltuğa tırmanıp yanınıza oturması için ona yardım edin.
• Çocuğunuzun
koordinasyon gelişimine yardımcı olması için; sandalye, üç tekerlekli
bisiklet, oyuncak araba, sallanan at, salıncak vb. oyun araçlarını
kullanmasına fırsat verin.
• Çocuğunuzu sık sık
çocuk bahçesine götürerek sallanma, tırmanma, kayma, dengede yürüme,
merdiven inme-çıkma vb. etkinlikler yapmasına fırsat verin.
• Bir kutu veya
sepet içine oyuncaklarını, küçük eşyalarını doldurup boşaltmasını
sağlayın.
• Masa yada muşamba
üzerinde oyun hamuru (plastrin) ile sıkma, yuvarlama ve değişik şekiller
yaratma denemeleri yapmasına fırsat verin.
• Ev dışı oyun
alanlarında oynayabilmesi için özellikle kum havuzu bulunan yerleri
tercih edin ve yanınızda kova, kürek, tırmık, elek gibi kum oyuncakları
bulundurun.
• 3-6 Yaş Grubu
Çocuklarda Sosyal Gelişim
Normal Gelişim
Göster en
Üç yaşından itibaren
oyun çağına giren çocuk, hareket becerilerinin de gelişmesiyle çevre
üzerinde egemenlik kurmaya ve bunu giderek genişletmeye başlar. Artık
çevresinde kendisinden bağımsız bir dünyanın varlığını ve kendisinin o
dünya içinde bir birey olduğunu kabul etmiştir. Bu evrede çocuk, kendine
özel ayrı bir benlik ve cinsiyet duygusu geliştirmeye başlar. Kuralları
ve beklemeyi öğrenir, arkadaş seçimlerini kendi yapmaya başlar. Beş
yaşına geldiğinde ise, artık yaşadığı kültür çevresine uyum göstermeyi
başarır. Altı yaşında çocuk bazı sorumlulukları almaya ve grup
oyunlarından hoşlanmaya başlar.
3-6 yaş grubundaki
çocuklardan beklenen sosyal gelişim basamakları aşağıda genel olarak
sıralanmıştır:
§
Diğer
çocukların hareketlerini taklit ederek kurallara uyar.
§
Telefona cevap verir, yetişkini arar veya tanıdığı kişilerle telefonda
konuşur.
§
Daha
büyük bir çocuk tarafından yönetilen grup oyunlarının kurallarına uyar
§
Zorluk
çektiği zaman yardım ister (banyoda ya da içecek alırken).
§
Başkalarına ait olan nesneleri kullanmak için izin ister.
§
Kendisi
ile ilgili duyguları ifade eder: kızgınlık, mutluluk, sevgi
§
Başkalarına oyunun ya da etkinliğin kurallarını anlatır.
• Yetişkin
rollerini taklit eder.
§
Kendi
arkadaşlarını seçer.
§
Kukla
kullanarak yada kendisi rol alarak öykünün bir kısmını canlandırır.
3-6 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Sosyal Gelişim
Görme yetersizliği
olan küçük çocuklara, konuşurken diğer kişiye bakma ve dikkat etme,
başkalarını oyuna katılmaları için davet etme, birisi ile
karşılaştıklarında önce o kişi ile el sıkışmalarını öğretme, onların
akranları tarafından daha fazla sosyal kabul görmelerine yardımcı olur.
Çocuğa sosyal etkileşimlerinde gösterebileceği davranışları öğretme ve
bunları yerleştirme, uygun olmayan davranışlarını ortadan kaldırma,
çocuğun kendini güvenli ve yeterli hissetmesini sağlayarak sosyal
gelişimini olumlu yönde etkileyen yaklaşımlardır.
Öneriler
• Çocuğunuzun olumlu
davranışları kazanabilmesi için ona doğru model olmalısınız. Bu nedenle
ondan yapmasını beklediğiniz olumlu davranışlar için (“Lütfen” ifadesini
kullanmak, teşekkür etmek, özür dilemek, izin istemek gibi) ona model
olun ve bu davranışların nedenini ona açıklayın.
• Çocuğunuza
başarabileceği sorumluluklar verin (Örn: Masa hazırlanırken masaya
tuzluk götürmesini istemek gibi). Çocuğunuz başarılı olduğunda veya
kendisinden beklenen davranışı yerine getirdiğinde uygun ödüllerle onu
ödüllendirin.
• Çocuğunuz yanlış
davranışlarda bulunduğunda; hoşlandığı etkinlikleri kısıtlayarak ve bunu
neden yaptığınızı ona anlayabileceği şekilde anlatarak bu davranışını
tekrarlamasına engel olun.
• Çocuğunuzun
doğruları deneme-yanılma yoluyla öğrenmesine fırsat verin. Bazen yanlış
yapmasına sabır gösterin, yanlışını fark etmesini ve düzeltmesini
sağlayın.
• Problem
durumlarında çocuğunuzu dinleyin. Onu dinlediğinizi ve anladığınızı ona
hissettirin.
• Çocuğunuzun
cinsellikle ilgili sorularına onun anlayabileceği şekilde cevap verin.
• Çocuğunuzu
ilgilendiren bütün konularda kararı onunla birlikte verin. Hangi yaşta
olursa olsun, her fırsatta onun fikrini sorun.
• Çevreye gezintiler
yaparak çevreyi gözlemlemesini ve sosyal kuralları yaşayarak öğrenmesini
sağlayın (alış veriş yapmak, eğlenmek vb.).
• Çocuğunuzla
yapamayacakları üzerine değil, yapabilecekleri üzerine konuşun.
• 3-6 Yaş Grubu
Çocuklarda Öz Bakım
Normal Gelişim
Gösteren
3-6 yaş grubunda
sosyal gelişimdeki hızlı ilerleme ile beraber çocuğun akranları
tarafından kabulü büyük önem kazanmaktadır. Çocuğun kendi ihtiyaçlarını
kendisinin karşılaması, temiz ve yaşına uygun giyinmesi, yemek yeme
etkinliği sırasında yaşından beklenen davranışları göstermesi bu kabulün
düzeyini arttırmaktadır. Bu yaş grubundaki çocuklardan Kendine bakım
aktivitelerinin gelişimi alanında beklenen basamaklar aşağıda genel
olarak sıralanmıştır:
§
Kendi
kendine yemeğini yer.
§
Sözel
komutlar verildiğinde dişlerini fırçalar.
§
Kendi
giysisinin düğmelerini açar ve ilikler.
§
Masayı
toplar.
§
Ellerini ve yüzünü yıkar.
§
Yiyecekler için uygun araç-gereçleri kullanır.
§
Zamanında tuvalete gider, soyunur, kendini siler, tuvaletin sifonunu
çeker ve yardımsız giyinir.
§
Saçını
tarar ya da fırçalar.
§
Ayakkabılarını giyer ve bağlar.
§
Haftalık ev işlerinden birinden sorumludur ve istenildiğinde bunu yapar.
3-6 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Öz Bakım
Görebilen çocuklar
özbakım alanındaki becerilerin çoğunu, çevrelerindeki günlük yaşam
etkinliklerini gözleyerek kendiliklerinden öğrenmektedirler. Görme
yetersizliği olan çocuklar ise; bu becerileri kendi başlarına
kazanamazlar. Bu nedenle çocuklara bu becerilerini geliştirebilmeleri
için gerekli destek verilmeli, ancak özellikle bu yaş döneminde çocuğun
tüm bunları tek başına yapma isteği ve sosyal kabulü için bunun
gerekliliği dikkate alınarak ihtiyaç duyduğu düzeyde yardımda
bulunulmalıdır. Ayrıca, çocuklara uygun malzemeler verilmeli, yeterli
zaman tanınmalı, onlara karşı sabırlı olunmalı ve çabaları mutlaka
ödüllendirilmelidir.
Öneriler
§
Kendine
ait eşyaları, giysileri, oyuncakları düzenli bir şekilde kullanması için
onu yönlendirin. Örneğin; dolabı için birlikte bir düzenleme yapın ve
giysilerini ya da oyuncaklarını özelliklerine göre bu sınıflandırmaya
uygun olarak yerleştirmesine yardımcı olun.
§
Çocuğunuza kıyafetlerin isimlerini öğretin.
§
Çocuğunuzun arkasında durarak ona giyinmeyi öğretin.
§
Çocuğunuzun kıyafetlerin doğru tarafını bulabilmeleri için etiket, çarpı
işareti veya düğme gibi bir işaret koyun.
§
Çocuğunuzun daha kolay giyinebilmesi için cep, düğme yada fermuar gibi
kısımların yerlerini göstererek ipuçları verin.
§
Çocuğunuzdan giyinme ve soyunma sırasında size yardımcı olmasını
isteyin.
§
Çocuğunuzu giydirirken ve soyarken ne yaptığınızı ona anlatın.
§
Zamanla
yardımı azaltın ve çocuğunuz kendi kendine giyinip soyunabilir hale
gelsin.
§
Çocuğunuz giyinmeden önce soyunmayı öğrenecektir.
§
Çocuğunuza kıyafetlerini belirli bir düzen içinde yerleştirmeyi öğretin.
§
Çocuğunuza yemek saatinde seçenekler sunarak onun farklı tat, koku ve
yapıdaki besinleri tanımasını ve yiyecek seçimi konusunda karar verme
sürecine katılmasını sağlayın.
§
Çocuğunuzun mutfakta bulunan yiyecek paketlerini açmasına, yıkanmış
tabak ve bardakları yerleştirmesine, meyveleri yıkamasına, sandviç
hazırlamasına, yemek hazırlarken malzemeleri karıştırmasına fırsat
verin.
§
Çocuğunuzun çeşitli gıdalarla dengeli beslenmesine özen gösterin.
§
Çocuğunuzun ellerini biberonun üzerine yerleştirerek içmesine yardımcı
olun.
§
Çocuğunuzu beslerken ona ne yedirdiğinizi söyleyin.
§
Çocuğunuzun kaşığı tutmasına yardımcı olun.
§
Çocuğunuza yiyeceklere dokunmasına ve tatmasına izin verin.
§
Çocuğunuza kendi kendine beslenmeyi öğretirken arkasına oturun ve
ellerinizi onun elleri üzerine koyup rehberlik edin.
§
Çocuğunuz yemeğini kendisi yerken kenarları yüksek bir tabak kullanmaya
dikkat edin.
§
Banyo
zamanı, çocuğunuzun sırtı hariç diğer vücut kısımlarını yıkayabilmesine
fırsat verin.
§
Sık
aralıklarla tuvalete götürerek tuvalet eğitimi vermeye çalışın.
• 7-11 Yaş Grubu
Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
Okul yılları olarak
adlandırılan geç çocukluk dönemidir.
§
İlkokul
yıllarına denk gelen bu dönemde ben merkezci konuşma ve düşünce önemli
ölçüde azalır.
§
Çocuk
zihinsel güçlüklerin üstesinden gelmeye başlar.
§
Problemlere mantıklı çözümler getirir, kuralları anlayabilirler,
çoğunlukla somut nesneler üzerinde düşünürler.
§
Sıralama, sınıflandırma ve karşılaştırma işlemleri için şemalar
geliştirirler. Nesneleri sınıflandırabilirler.
§
Soyut
kavramları anlamakta zorluk yaşarlar.
7-11 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Görme yetersizliği
olan çocuklar ilkokula geldiğinde mantıklı bir düşünce sisteminden
yoksun olurlar. Çevre koşulları ve uyarıcıların yetersiz oluşu nedeniyle
henüz sezgisel düşünce basamağında bulunup eşyaları ve nesneleri tek
boyut üzerinde düşünürler. Eşyaların ve nesnelerin ağırlık ve hacim
değişmezliğini, korunum ilkesine bağlı bir biçimde düşünme yeteneğinden
yoksundurlar. Çocuğun gelişimine uygun eğitim ortamları planlanıp
desteklendiğinde, işitme ve dokunma duyularını kullanarak nesnelerin
fiziksel yapısında miktar, hacim, sayı vb. özelliklerinde değişme
meydana gelmeyeceğini anlarlar.
Çocukların zihinsel
yapıları, problemleri zihinsel olarak çözebilecek olgunluğa gelse bile
bu dönemde bir problemin çözülmesi somut nesnelerle bağlantılıdır.
Anne-babalar ve eğitimciler uygun model olup nesneleri somut olarak
tanıtabilirlerse karmaşık problemleri çözmede iyi bir rehber
olabilirler.
Öneriler
• Çocuğun
anlayabileceği somut ifadeler kullanın (Ağaç gibi, ev gibi ifadeler).
• Basit ve anlaşılır
kurallar koyun.
• Çocuğun istek ve
ihtiyaçlarını uygun koşullarda ve zamanında karşılayın.
• Çevresindeki olgu
ve olayların farkında olabilmesi için yaşantılar kazandırın.
• Derslerinde,
çocuğun yetersiz kaldığı konularda, gerektiği kadar yardım edin.
• Gereksiz
bilgilerle çocuğun ilgisini dağıtmayın.
• Öğrendiği
bilgileri pekiştirmesi için sorular sorun. Tekrar yaptırın. • Temel
kavram ve becerileri öğrenmesi için planlı bir eğitim ortamı düzenleyin.
• Odasını toplama
alışkanlığı kazandırın.
• Kıyafetlerini
kendisinin seçmesine izin verin.
• Küçük alışverişler
yapmasına izin verin.
• Sorumluluklar
vererek davranışlarını izleyin, olayların başlangıç ve sonucunu birlikte
değerlendirin.
• Basit problemleri
çözmesine izin verin.
• 7-11 Yaş Grubu
Çocuklarda Dil Gelişimi
Normal Gelişim
Gösteren
Dil insanların duygu,
düşünce, tutum ve kültürel değerlerini öğrenmede önemli bir iletişim
aracıdır. Bu dönemde çocuğun konuşmasında belirgin gelişmeler görülür.
§
Daha
önce iletişimde kendine dönük olan çocuk bu dönemde sosyalleşir diyalog
kurmaya başlar.
§
Okul
çağında çocuklar bilgi almak amacıyla soru sorar. Sordukları soruların
bir kısmı merakı gidermek bir kısmı da iletişim kurmak amaçladır. Bu
dönemde “niçin, ne, nasıl” soruları çok sorulur.
§
İlk
okul döneminde çocuk daha uzun ve karmaşık cümleler kurmaya başlar.
§
Sözcük
dağarcığı genişler ilk okul beşinci sınıfı bitiren bir çocuğun yaklaşık
50.000 sözcük bildiği varsayılır. Sözcük sayısında ki artışa rağmen
kelimelerin anlamlarını tam olarak bilemezler.
7-11 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Dil Gelişimi
Görme yetersizliği
olan çocukların görsel uyarıcılardan yeterince yararlanamaması taklit ve
ifade gücünü azaltır. Oluşan bu farkı diğer duyularını yoğun bir şekilde
kullanarak telafi eder. Yine görsel girdilerin yetersizliğinden dolayı
çevresinde olan olayların ipuçlarını yakalaması konusunda
zorlanacağından, olayların nedenleri ve sonuçları hakkında bilgi sahibi
olması zorlaşır. Bu nedenle görme engelli çocuklara çevresinde olan
olayların nedenleri oluş şekilleri ve sonuçları hakkında betimleme
yapılarak bilgi verilmeli, olayları detaylarıyla anlatması için ortam
yaratılmalıdır.
Öneriler
§
Çocuğun
istek ve ihtiyaçlarını kendisi ifade etmeden karşılamayın.
§
Dokunma
duyusunu geliştirecek oyunlar oynamasına fırsatlar verin.
§
Çocuğun
dokunduğu nesne ve objelerin isimlerini söyleyerek ilgili açıklamaları
yapın.
§
Çevresinde bulunan nesnelerin ve objelerin isimlerini doğru ve düzgün
olarak ifade etmesini sağlayın.
§
Kavramlarla ilgili yaşantılar edinmesini sağlayın.
§
Çocuğun
söylediklerini dinleyerek uygun tepkilerde bulunun.
§
Konuşma
bozukluğu olan çocuğa sabırla davranın ve söylemek istediğini
bitirmesine izin verin.
§
Çocuğun
ilgi duyduğu konularda konuşma ortamı yaratın.
§
Kendisiyle ilgili yaşantılarını (aile, okul, çevre) anlatması için ortam
sağlayın.
§
Dilini
doğru kullanması için sesli hikaye kasetleri dinletin.
§
Çocuğun
kelimeleri doğru ve düzgün telaffuz edebilmesi için çocuğunuza model
olun.
§
Kitap
okuma alışkanlığı kazandırın (çocuğun yanında kitap okuyarak ona örnek
olabilirsiniz. İlgisini çeken konularda kitaplar alarak okumasını
sağlayın).
§
Uygun
olan çocuk programlarını dinletin.
§
Dinlediklerini ifade etmesini sağlayın.
• 7-11 Yaş Grubu
Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
Bebeklik ve okul
öncesi dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de çeşitli değişiklikler,
gelişmeler meydana gelir. Geç çocukluk döneminde çocuk, bireyselleşmenin
adımlarını atarak bir birey olarak toplumda yer almaya başlar.
İlkokulun ilk üç
sınıfında çocukların büyümesinde gittikçe yavaşlama görülmektedir.
Doğuştan gelen ve ilk çocukluk yıllarında da devam eden erkek
çocukların, kız çocuklarına kıyasla biraz daha iri görünmeleri bu
sınıflarda da devam eder. Bu dönemde ağırlık artışı da boy uzaması gibi
yavaştır. İlkokulun son yıllarına doğru kız çocuklarının ergenliğe
girmesi nedeniyle ağırlıkları ve gelişimleri erkek çocuklarına göre daha
hızlıdır. Hareket becerilerinde her iki cinste de gelişmeler gözlenir.
Büyük ve küçük kasları sportif etkinliklere ve oyunlara katılabilecek
olgunluğa erişmiştir. Erkek çocukların ince motor koordinasyonunda
sorunları vardır.
7-11 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Görme yetersizliği
olan çocuklarda kız ve erkek cinsiyetine uygun olarak boy ve ağırlık
artış hızı 7-11 yaş çocuklarının fiziksel gelişim özellikleri ile
ölçülür. Ancak görme yetersizliğinden fazlaca etkilenen ve gerekli
uyarıcıların yetersiz veya zamanında verilememesi durumunda farklılıklar
gözlenebilir.
Bu dönemde çocuk
sürekli canlı ve hareketlidir. Sokakta oynanan oyunlara karşı
isteklidir. Çocuğun sokakta oynanan hareketli oyunlara katılması ve
başarılı olabilmesi için; gereken bedensel olgunluğa erişmesi, kendine
fırsat tanınması, deneyim kazanması ve kendine güvenmesi fiziksel
gelişiminde istenilen davranışları göstermesi için önemlidir.
Görme yetersizliği
olan çocukların kaba motor ve ince motor gelişimlerinde sinir sistemine
bağlı gerilikler gözlenebilir. Uygun görülen fizik hareketlerinin
tekrarı ve planlı bir eğitimle ince ve kaba motor becerilerinin daha
aktif duruma ulaşması sağlanabilir (Örneğin,hamurla oynama, tırmanma
merdivenini kullanma gibi).
Öneriler
§
Çocuğunuza bağımsız hareket becerileri kazandırmak için göz doktoru,
özel eğitimcilerden profesyonel yardım alınız.
§
Bağımsız hareket edebileceği ortamlar yaratın.
§
Hareket
becerileri kazandıracak araç gereçler kullanarak egzersiz yapmasını
sağlayın.
§
Çocuğunuzdaki fiziksel büyüme ve ağırlık artışını ona somut ifadelerle
anlatın. Boyunu ölçüp söyleyin.Bilinen somut bir nesneyle kıyaslayın.
§
Küçük
kas gelişimini destekleyen etkinlikler yaptırın (hamurla oynama, küçük
lastik topla oynama, ıslak sünger sıkma, kağıt işleri vs.).
§
Güven
duygusu kazandıracak etkinliklere yönlendirin (spor etkinlikleri; yüzme,
jimnastik, goalball).
§
Okuldaki sosyal etkinliklere katılması için onu cesaretlendirin.
• Okul ve yakın
çevresinde kullanabileceği alanlardaki işaret ve ipuçlarını açıklayın
(güzergahta bulunan önemli noktaların öğretilmesi).
§
Gösterdiği başarıları takdir edin.
• 7-11 Yaş Grubu
Çocuklarda Sosyal Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
Çocuğun okula
gitmesiyle birlikte sosyal davranışlarında büyük bir gelişme olmuştur.
Arkadaşlar ve öğretmenin çocuk üzerindeki etkisi artarken anne-babanın
etkisi giderek azalmaya başlamıştır. Yaptığı işler için beğeni toplamak,
arkadaşları ve yetişkinler tarafından takdir edilmek bu dönemdeki
çocukların gereksinimleri arasındadır. Aksi halde yaptıklarının değersiz
olduğuna inanmakta ve aşağılık duygusuna kapılmaktadır. Yetersizlik ve
aşağılık duygusu bu dönemdeki en büyük problemdir. Takdir görmeyen,
güven duygusu geliştirilmeyen çocuklarda aşağılık duygusu gelişir, çevre
ile sağlıksız ilişkiler kurmalarına, uyum güçlüğü çekmelerine ve
gelecekteki öğrenmelerini olumsuz etkilemesine neden olur.
Çocuklara verilecek
sorumluluklarla başarılı olabilecekleri alanlarda kendisini denemesine
fırsat verilir. “Ben başarılıyım” inancı ile kişilik gelişimi olumlu
etkilenen çocuk, bir sonraki gelişim dönemine güvenle girer.
7-11 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Sosyal Gelişim
Görme yetersizliği
olan çocukların sağlıklı bir kişilik geliştirmesi, çevresiyle uyum
içerisinde olması, topluma kaynaşması için temel ve fiziksel
ihtiyaçlarının zamanında karşılanması gerekir. İhtiyaçları zamanında
karşılanan çocuk güvenli, huzurlu, çevresiyle uyumlu bir kişilik
geliştirir.
Anne-babalar ve
öğretmenler çocuğun içinde bulunduğu gelişim özelliklerini dikkate alıp
onunla doğru iletişim ve etkileşim kurarak çocuğun kişilik ve sosyal
gelişiminde belirleyici olabilirler. Düzenlenecek planlı öğrenme-öğretme
ortamıyla çocuk bir sonraki gelişim evresine olumlu yaşantılar ve
güvenle hazırlanır.
0-6 yaş döneminde
görme yetersizliği olan çocuğun ailesinin yaşantısı, sosyo-ekonomik ve
kültürel yapısı onun, kişilik ve sosyal gelişimi üzerinde etkili
olmaktadır (çocuğun yetersizliğinin aile tarafından kabul görmesi,
ailenin bilinçlendirilmesi ve yapılacakları araştırarak harekete geçmesi
vb).
Öneriler
§
Sağlıklı bir sosyal gelişme için ilk önce çocuğunuzla yakından
ilgilenin.
§
Çocuğunuzun ailenin bir üyesi olduğunu ve onun düşüncelerine saygı
duyduğunuzu hissettirin.
§
Evde
yaptığınız işlerde onun yanında olun ve çocuğunuza sorumluluk verin.
§
Ona
ailenin ve toplumun bir üyesi olarak sahip olduğu hakları gösterin.
§
Arkadaş
edinmesi için onu destekleyin.
§
Korumacı olmayın.
§
Problem
çözmede onu cesaretlendirin ve yol gösterin.
• Anne ve baba
arasında çıkabilecek tartışmalardan çocuğunuzu uzak tutun. Böyle bir
durumda çocuğunuz kendini suçlayabilir ve kendini bir sorun olarak
algılayabilir, buna kesinlikle izin vermeyin.
§
Çocuğun
aldığı kararlara saygılı olun.
§
Bağımsız yaptığı etkinliklerde onu destekleyerek başarılı olduğunu
söyleyin.
§
Olumlu
davranışlar göstererek çocuğunuza iyi bir model olun.
§
Görme
yetersizliğinin onun başarısını etkilemeyeceğini anlatın.
• 12-18 Yaş Grubu
Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
Ergenlik zihinsel
gelişim soyut işlemler döneminin başladığı süreç olarak kabul edilir.
Yani uzay, ölüm gibi kavramların geliştiği dönemdir. Soyut düşüncenin ön
koşulu beyin ve beden koordinasyonun olgunlaşmasıdır. Bunu izleyen
süreçte ergenin yaşantısının zenginliği, sosyalleşme süreci, zihinsel
gelişimin temelini oluşturur.
Bu özellik onun
geleceğe yönelik olarak düşünme yeterliliğini arttırır, geliştirir.
Hayal gücü ergenlik döneminin diğer zihinsel özellikleri arasında yer
alır. Yaratıcı düşünme ve hayal gücünün birleşmesiyle ergen, yeni
tasarımlar, kurgular oluşturarak çok değişkenli ve olasılıklı düşünme
alışkanlığı geliştirir. Ergenliğin son dönemi olarak kabul edilen 17-18
yaş bu dönemin olgunlaşma sürecidir.
12-18 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Ergenlik döneminde
kişide soyut düşünebilme yeterlilikleri gelişir. 7-12 yaşlarında çocuğun
gösterdiği performans, verilen uyarıcılar, planlanmış eğitim ortamları;
çocuğun ergenlik dönemindeki zihinsel gelişiminde etkili olacaktır.
Özellikle görme duyusu gelişmemiş çocuklarda somut düşünceden soyut
düşüncelere geçişte temel bilgiler güçlü değilse soyut düşünceleri,
davranışları, kavramları anlaması zorlaşacaktır, dolayısıyla gelişimi
yaşıtlarından geride kalacaktır.
Anne babaların görme
yetersizliği olan gence verebilecekleri en büyük destek; yorulmadan,
inançlarını kaybetmeden, mümkün olduğu kadar işitme ve dokunma
duyularını ön plana çıkararak çocuklarının yanlarında olup onları eğitim
öğretimde desteklemeleridir.
Öneriler
§
Materyal kullanarak önceki öğrenmeleri hatırlatın,
§
Çocuğunuzun bireysel gelişme hızına göre onun için önemli olan bilgileri
ön plana çıkarın,
§
Yeni
bir materyal tanıtırken basitten karmaşığa doğru gidin. Önce materyalin
adı söylenir sonra sırasıyla özelliklerine geçilir.
§
Bilgiyi
parçalar halinde verin,
§
Tümevarımcı akıl yürütmeyi öğretin. Tek tek konulardan yola çıkarak bir
düşünce bir fikir oluşturulur.
§
Yeni
bilgi ile bilinen arasında bağlantı kurun,
§
Farklı
yöntemler kullanarak öğrenimin tekrarını yapın,
§
Nesneler, objeler arasında farklılıkları araştırmalarını isteyin,
§
Sanatsal faaliyetlerle ilgilenmesi için ortam yaratın,
§
Yaratıcılığını destekleyin,
§
Çeşitli
etkinlikler düzenleyin ( İnceleme gezileri, alışveriş, ulaşım araçlarını
kullanma vs. )
§
Gerçek
hayata dayalı örnekler verin.
• 12-18 Yaş Grubu
Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Normal Gelişim
Gösteren
İnsanın hayatındaki
ikinci hızlı büyüme devri bu çağda başlar. Kızlar ile erkekler
arasındaki büyüme farkı en çok kendini bu çağda gösterir. Kemikler henüz
yumuşaktır. Ağır işlere karşı dayanıksızdır. Organlar arasında düzenli
bir koordinasyon kurulamadığı için ergen bu yaşlarda oldukça
beceriksizdir. Bu çağın en büyük özelliği hızlı bir gelişme oranı ile
birlikte kızların ve erkeklerin buluğa ermeleridir.
12-18 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Görme engellilerin
fiziksel gelişimi de aynı süreci izler. Görme duyusundaki herhangi bir
problem çocuğun fiziksel gelişimini direk etkilemediği için gelişiminde
fark görülmez. Ancak yetersizliğe dayalı olarak bazı çocuklarda sinir
sisteminin etkilenmesi kas ve sinirlerde gelişim bozuklukları oluşturur,
hareket becerilerinde geriliğe neden olabilir. Bunu önlemek amaçlı fizik
tedavi programları düzenlenebilir, ayrıca destek eğitim programlarıyla
gelişimdeki gerilik önlenebilir.
Öneriler
§
Değişik
duruş şekillerini yapması için çocuğunuza yardımcı olun (parmak ucu, tek
ayak üzeri, çömelme vs).
§
Ev
ortamında değişik yerlerde çocuğunuza çeşitli şekillerde dönüşler
yaptırın. Bu onun yön kavramına da hakim olmasına yardımcı olacaktır.
§
Vücut
bölümlerinin esneklik kazanması için uygun hareketler yaptırın (ısınma
hareketleri, yüzme, jimnastik).
§
Çocuğunuzun yaşam alanını onun rahat hareket edebileceği şekilde
düzenleyin.
§
Ona
rahatça koşabileceği, değişik sıçrayışlar yapabileceği ortamlar
hazırlayın.
§
Hoşuna
giden spor aktivitelerine katılması için onu cesaretlendirin.
§
Çocuğunuzun yüzmesi için belirli aralıklarla havuza götürün.
R- 12-18 Yaş Grubu
Normal Gelişim Gösteren Çocuklarda Cinsel Gelişim
Erkeklerde
: Erkeklerde
üreme organları 14-16 yaşlarında hızlı büyüme olup daha sonra büyüme
hızı azalır. 20-21 yaşlarında yetişkinlik büyüklüğüne ulaşır. Erkeklerde
üreme organları gerekli olgunluğa geliştikten sonra gece boşalmaları
başlar. Bu boşalmalar cinsel rüyalar sıkı giysiler, çok örtünmek,
kabızlık, idrar torbasındaki fazla doluluk nedeniyle artabilir. Bir çok
genç yatak ve çamaşırlarda birtakım lekeler görene kadar kendileri de ne
olup bittiğini anlamaz.
Testisler ve penis
büyüme başladıktan bir yıl sonra cinsiyet organları çevresinde koltuk
altı ve yüzde kıllanma ortaya çıkar. 16-17 yaşlarında sakallar çıkar,
yağ ve ter bezleri büyür bunun etkisi yüzde yağlanma ve sivilcelenmeye
neden olur. Kaslar gövde ve bacaklardan fazla gelişir. Bir süre kollar
ince kalır, boy ağırlık atılım yaptığında diğer gelişmelerde bunu eşlik
eder.
Ses değişikliği
erkekler 13 yaşta başlayıp 16 yaşına kadar sürer. 12-14 yaşları arasında
göğüs başlarında kabarma ve sertlikler ortaya çıkar. Bunun nedeni meme
bezlerinin büyümesidir, geçicidir. Sertlik daha sonra kaybolur.
Kızlarda
: Cinsiyet
organlarının bütün kısımlarının gelişim hızları birbirlerinden
farklıdır. 16-17 yaşlarında büyüme hızı artar. İlk ay hali bir ergenin
çocuk yapma özelliğine ulaştığını haber verir. İlk ay halinden sonra bir
yıl hatta daha uzun süre ay halleri düzensiz olur. İlk ay hallerinde
bazı gençlerde baş ağrısı, sırt ağrısı, kusma, kramp, deri döküntüleri,
bilekte şişme görülür. Ay halleri düzene girdikten sonra bu düzensizlik
kaybolur.
Kalça ve göğüsler
önce gelişir. Kalçalar büyür ve yuvarlaklaşır. Ay hali başladıktan sonra
göğüsler genişler, meme bezleri gelişir. Kalça ve göğüsler geliştikten
sonra cinsel bölge kıllanması başlar. İlk ay halinden hemen önce yada
sonra ses değişikliği gerçekleşir. Çocuksu derin melodili bir ses haline
gelir. 12-15 yaşlarında ise gelişir.
12-18 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Cinsel Gelişim
Cinsel gelişimde
görülen bu özellikler görme engelli çocuklarda da bireysel ayrılıklar
gözetilerek farklı zaman dilimlerinde ortaya çıkarak belginleşir. Görme
engelli çocuklarda cinsel duyuların uyarılmasında “işitme, dokunma,
koklama” duyuları önemli rol oynar. Görme gücünden yoksun olan kişi
karşı cinsten ancak bu kanallar yoluyla uyarıcı etkiler
algılayabilmektedir. Bu yüzden dokunma, koklama ve işitme ile ilgili
uyaranların cinsel duyguların ayaklanmasında ve doyurulmasında
görenlerden fazla rol oynadığı düşünülebilir.
Öneriler
§
Bu
dönemde meydana gelecek değişikliklerin normal olduğunu ve her insanın
bu dönemden geçtiğini ona anlatın.
§
Vücutta
meydana gelen değişikliklerin nedenlerini anlayabileceği uygun bir dille
anlatın.
§
Çocuğunuza cinsellikle ilgili sorularda, yaşına uygun anlayabileceği
doyurucu bilgilerle cevap verin.
§
Eğer bu
konuda yeterli bilgi donanımına sahip değilseniz, çocuğunuza bu
bilgileri rahatça öğrenebileceği kaynaklar (kitap, dergi vs..) sağlayın.
§
Hızlı
değişmelerin ve uyum güçlüklerinin yaşanacağı bu dönemde çocuğunuzun
yanında olun.
§
Çocuğunuzun yalnız kalma isteğini anlayışla karşılayın.
§
Çalışmaya daha az istekli olacağı bu dönemde çocuğunuzun üzerine fazla
gitmeyin.
§
Her iki
cins için karşı cins henüz belirsizlik ve bilinmezlik özellikleri taşır,
iki cins arasında çıkan zıtlaşmaları anlayışla karşılayın. Çünkü bu
süreç karşı cinse uyum için gerekli ve çocuğun yaşayacağı bir süreçtir.
§
Davranışlarında gizli yada açık bir çekingenlik gözlenebilir.
Çekingenliği genel olarak özgüvensizliğinden ileri gelir. Özgüvensizliği
ise, henüz yeni gelişen bedenine uyum sağlamamış olmasından, dolayısıyla
da hem bedensel yapısının yeterince olgunlaşmamasından ve cinsel
kimliğinin henüz gelişmemiş olmasından kaynaklanır. Bu çekingenliği
kırmak için ortam hazırlayın asla baskı yapmayın.
S- 12-18 Yaş Grubu
Normal Gelişim Gösteren Çocuklarda Sosyal Gelişim
Gençlik çağı
bağımsızlık çağıdır, genç evden kopar çevreye yönelir. Spora ilgi artar.
Gelişen kaslarını çalıştırmak, enerjisini boşaltmak için en uygun araç
spordur. Sporun herhangi bir dalında kazanacağı başarı güven duygusunu
arttırır. Daha da önemlisi toplu sporlar gence yaşıtlarıyla kaynaşma
fırsatı verir. Onların bağımsızlık çabasında oluşları, sorunlarının
benzerliği, kümeleşmeye yol açar. Ana-babasından kopma eğilimi onu
yalnız bırakmıştır. Bu boşluğu yeni yakınlıklar ve ilişkiler kurarak
doldurmak ister. Yaşıtlarının davranışlarını giyim kuşam ve beğenilerini
benimser. Onlar gibi argo konuşur ve kendine dert ortağı seçer. Arkadaş
kümesi içinde bağlılığa ve dayanışmaya önem verir. Genç, gurupta kalmak
için kendini arkadaşlarının etkisine bırakır. Evde arkadaşlarının
eleştirilmesini tepki ile karşılar. Anne-baba ise gencin kötü
arkadaşlara uyup baştan çıkacağından korkar. Kuşkusuz gençlik çağında
ortaya çıkan değişikliklerin tümü olumsuz değildir. Ruhsal alanda
yaşanan çalkantı yanında pek çok olumlu gelişme gözlenir. Gencin düşünme
yeteneğinde önemli bir sıçrama olur. Soyut kavramları daha iyi anlar ve
kullanır. İlgi alanı genişler ve çeşitlilik kazanır. İleride seçeceği
meslek ile ilgili konulara eğilir. Bir şeyler yapmak, başarılı olmak,
kendini kanıtlama eğilimi güçlenmiştir. Toplumsal olaylara ilgi artar.
Toplumsal konularda görüşler ileri sürer.
Bu dönemde birey
hayatı anlar. Davranışlarını buna göre şekillendirir.
12-18 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Sosyal Gelişim
Görme yetersizliği
olan çocukların sosyal gelişiminde gecikme olduğu ve yaşıtlarıyla daha
az vakit geçirdikleri gözlenmektedir. Bunun nedenlerinden biri görme
yetersizliği olan çocukların çevreden gelen uyarıcıları almada
zorlandıkları, bir diğeri ise çevreyle iletişim ve etkileşim kurmada
yaşanan zorluklardır. Görme yetersizliği olan çocukların yakın çevresi
ve arkadaş grubunda kabul görmeleri, toplumla bütünleşmeleri bakımından
önem taşır. Anne babalar gencin görme yetisinin olmamasından veya az
olmasından dolayı çevreden gelebilecek zararlardan korkarlar,
çocuklarının tehlikelerden korunamayacaklarını düşünerek kendilerine
bağımlı olmalarını isterler. Soysal gelişimin temeli olan bağımsızlık
ilkesi anne baba tarafından engellendiği için gencin sosyalleşme süreci
uzamaktadır. Bu durumun önlenmesi için anne babanın korumacı tutum
yerine gencin de katılımının sağlandığı demokratik tutum ve davranış
benimsenmelidir.
Öneriler
§
Bu
dönemde çocuğunuzun göstereceği bağımsızlık çabalarını destekleyin.
§
Çocuğunuzu kendine güven sağlayacağı alanlarda aktivitelere yönlendirin
(spor, müzik vs…).
§
Sinema,
tiyatro, dans gibi etkinlikleri izlemesini sağlayın.
§
İstemediği bir etkinlik için onu zorlamayın.
§
Aile
içinde önemli bir birey olduğunu ona anlatın, düşüncelerine değer verin,
saygı gösterin.
§
Başarılarını takdir edin, ödüllendirin.
§
Çocuğunuzu başkasıyla kıyaslamayın.
§
Bağımsız yapabileceği etkinliklerde destekleyin.
§
Tanıdığınız arkadaşlarıyla bildiğiniz ortamlarda birlikte olmasına izin
verin.
§
Çocuğunuza olumsuz eleştiri yapmaktan kaçının.
§
Çocuğunuzun olumlu davranışını destekleyin.
§
Mesleğe
yönelme konusunda onu bilinçlendirin.
§
Toplumsal konulardaki görüşlerini dinleyin ve değer verin.
§
Çocuğunuz bu dönemde cinsel gelişimin etkisiyle uyum sorunları
yaşayabilir. Bunu davranış bozukluğu olarak değerlendirmeyin.
12-18 Yaş Grubu
Normal Gelişim Gösteren Çocuklarda Duygusal Gelişim
Bu dönemdeki ergenler
duygu ve düşüncelerini inançla savunur. Haksızlıklara karşı acımasız bir
durum takınır. Yaşama gerçeklere pek aldırmadan toplum düzeni birden
değişsin eşitsizlikler ortadan kalksın ister. Hakça bir düzenden
doğruluktan eşitlikten yanadır. Başlangıçtaki hiçbir şeyi beğenmeyen
tutumu giderek yerinde eleştirilere ve yorumlara dönüşür. Kısacası ilk
gençlik çağı fırtınalı bir dönemdir. Genç kendi kendisiyle çevresiyle
sürekli bir savaş içerisinde görülür. Bu çelişkili duruş ve davranışlar
bu dönem için olağan sayılır. Ancak kimi gençte bu dönem gürültülü
geçer. Kimisi de daha az çalkantılı atlatır. Genç ergen duygusal açıdan
dengesizdir. Bu yaşta dengesizlik son haddine ulaşmıştır. Gözyaşları
aniden yerini kahkahaya bırakır. Kendine güven güvensizliğe, bencillik
vericiliği, umut umutsuzluğa dönüşmüştür. Bu dalgalanmalar kişiler arası
ilişkilerde kendini gösterir, özellikle karşı cinse arkadaşlıklarda sık
rastlanır.
12-18 Yaş Grubu
Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Duygusal Gelişim
Görme
yetersizliğinden etkilenmiş olan genç duygusal ifadelerini dışa vurmakta
ve dış uyaranları anlamakta farklı yöntem kullanır. Örneğin görme
engelli genç için dokunmak; tanımak ve hissetmektir. Çocuğa bilinçsiz
konulan engeller onun içe dönük yada abartılı davranışlar geliştirmesine
neden olur. Duygu iniş çıkışları daha yoğun yaşanır, çok değişkendir,
ilgi ve sevgiye ihtiyacı vardır. Sevgi gören genç güven duygusunu
geliştirerek istenilen davranış değişikliklerini göstermede daha
başarılıdır.
Yapılacak kaynaştırma
eğitim programları ve etkinlikleri ergenin çevre ile kuracağı iletişim
ve etkileşimlere hazır olmasını sağlar. Duygu bozukluğunu en aza
indirir.
Öneriler
§
Duygularını ifade edebileceği ortamlar yaratın.
§
Eleştirilerine olgunlukla cevap verin.
§
Yorumlarına değer verin ve destekleyin.
§
İkili
arkadaş ilişkilerinde onu destekleyerek duygularını sizinle paylaşmasına
sağlayan.
§
Gösterdiği kontrolsüz davranışlarını olgunlukla karşılayın.
§
Duygu
dalgalanmalarında (gülme, ağlama, öfke…) hoşgörülü olun. Çocuğun inişli
çıkışlı davranışlarına ani tepkiler göstermeyin. Duygu yoğunluğu
yaşandıktan sonra o davranış üzerine gençle konuşun.
§
Gence
her zaman yanında olduğunuzu ve kararlarına saygı duyduğunuzu
hissettirin.
§
Umutlarını kıracak davranışlardan sakının.
10- ALGI-HAREKET
BÜTÜNLÜĞÜ
İnsanlarda amaca
yönelik hareketler algı-motor bütünlük içinde gerçekleşmektedir.
Doğumdan itibaren çevreden gelen uyarılar duyu organları ile algılanarak
erken bebeklik dönemlerinde refleksler, daha sonra da amaca ve ihtiyaca
yönelik hareketlerin yapılması ile sonuçlanır. Algılama fonksiyonunun
gerçekleşmesinde görme çok önemli bir role sahiptir. Görme
fonksiyonundaki kayıp derecesine bağlı olarak algılama ve harekete
yönelik fonksiyonlar da etkilenecektir. Örneğin; koşma, atlama, zıplama
ve bir nesneye vururken vücut pozisyonu korunamayacaktır. Top fırlatma
ve yakalama sırasında görsel takip gerçekleştirilemeyecektir. Önemli bir
psiko-motor beceri olan cevap hızı uzayacaktır. Vücut kısımlarını
tanımada, vücudunun üstünü, altını, sağını ve solunu bilmede bozukluk,
yeni girdiği ortamlara uyum güçlüğü ve duruş bozuklukları ortaya
çıkabilecektir. Okuma-yazma gibi çok iyi kontrol gerektiren becerilerde
görsel algı yetersiz kalacaktır. Diğer arkadaşlarıyla birlikte oyunlara
katılamama sonucu sosyal sorunlar görülebilecektir. Mesleki beceriler
olumsuz etkilenecektir.
Görme kaybının
çocukluk çağından sonra ortaya çıktığı durumlarda, motor yeteneklerin
büyük bir kısmı geliştiği için hareketlerinin planlanıp
gerçekleştirilmesi ve farklı durumlara uyum sağlatılması mümkün
olabilmektedir. Bu dönemlerde psikolojik problemler belirgin hal
alabilir.
Değişik görme
bozuklukları nedeniyle çocuklar ya gözlerini kapatarak ya da başlarını
çevirerek durumu uyum göstermeye çalışırlar. Ayrıca ışığa bakma,
nesneleri alırken yan görmenin kullanılması, renkli objeleri tercih etme
gibi davranış cevapları vardır. Bu çocuklar yürüdükleri halde etrafa
çarpmaktan çekindikleri için tedirgin ve güvensiz yürürler .
Görme özürlülerin
fizyoterapi programlarında amaç;
• Fonksiyonel görme
derecesine göre, ışık algısını ve detayları fark edebilmeyi geliştirmek,
• Görsel olarak
etrafın taranması ve yeteri kadar görme alanını kullanarak görme
fonksiyonunu artırmak,
• El göz
koordinasyonunu geliştirmek,
• Vücut kısımlarını
tanımak,
• El becerilerini
geliştirmek,
• Giyinme, yemek
yeme, kendine bakım aktivitelerinde bağımsızlığı artırmak,
• Bağımsız yürüme,
merdiven çıkma ve dengenin geliştirilmesidir.
Anneler,
babalar;
• Görme problemi
olan çocuğunuz diğer çocuklarla aynı ihtiyaçlara sahiptir.
• Çocuğunuz
cisimlere bakarken onları görebilmek için gözlerine çok yakın tutabilir.
• Çocuğunuz
çevresini tanıyabilmek için dokunma, işitme, koklama ve tatma gibi diğer
duyularını kullanabilir.
• Çocukla mümkün
olduğunca konuşulmalıdır.
• Çocuğa anlaşılır
ve açık komutlar verilmelidir. • Olanaklar ölçüsünde işler çocukla
birlikte yapılmalıdır.
• Çocuğun ellerine,
nesnelere dokunması için ellerle rehberlik edilmelidir.
• Çocuğa eşyaları
kullandıktan sonra tekrar yerine nasıl yerleştireceği öğretilmelidir.
• Çocuğun vücudunu
sallama, göz ovalama, el çırpma gibi kötü alışkanlıklar geliştirmesini,
çeşitli oyunlar yada pozisyon değişiklikleri ile engellenmelidir.
• Konuşurken çocukla
yüz yüze olunması sağlanmalıdır.
• Çocuk, diğer
çocuklarla oynaması için cesaretlendirilmelidir.
11- EVDE EMNİYET
KURALLARI
• Kapıları ve
pencereleri ya tamamen açık ya da tamamen kapalı tutun.
• Mobilyaların
keskin ve sivri köşelerini süngerle kaplayın.
• Koridorlarda
gereksiz eşyalar bulundurmayın.
• Yerlerin kaygan
olmamasına dikkat edin.
• Merdivenlerde
tırabzan olmasına dikkat edin.
• Elektrik
kablolarını açık yerlerde bırakmayın, duvar kenarlarına sabitleyin.
• Elektrik
prizlerini kapatın.
• İlaçlar ve
tehlikeli maddeleri çocuğunuzun ulaşamayacağı yerlere koyun.
• Çocuğunuzu camı
açık bir odada yalnız bırakmayın.
• Çocuğunuzun
bulunduğu ortamda açıkta ocak, ateş gibi yanan malzemeler bırakmayın.
• Tencere, çaydanlık
gibi sıcak eşyaları çocuğunuzun ulaşamayacağı yerlere kaldırın.
12- MESLEKİ
REHABİLİTASYON
Öncelikle görme
özürlü kişilerin mesleki eğitime hazırlayıcı ve el hareketlerini
geliştirici çeşitli iş kollarında eğitim ve istihdamı planlanmalıdır.
Eğitim sürecinde kişilerin çalışma kapasiteleri belirlenerek bu konuda
uzmanlaşmış kişilerden mesleki rehabilitasyon konusunda eğitim
almalıdırlar. Kişilerin çalışmayı istedikleri alanlarda göz önüne
alınarak eğitim programı belirlenmelidir.
Kişiler eğitimden bir
süre sonra işe yerleştirilmelilerdir. Kişilerin iş ortamlarında görme
düzeylerine göre ortamın düzenlenmesi ve kişilere uyumlandırılması
gereklidir. Psiko-sosyal rehabilitasyonla da kişilerin iş yerine
alışmaları sağlanmalıdır.
Bu konuda MEB Özel
Eğitim Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden daha
detaylı bilgi alınabilir.
13 - KAYNAKLAR
• Ataman, A.
“Görme Engellilerin Erken Çocukluk Eğitimi” . Görme Özürlülerin
Eğitimi. Körler Federasyonu Yayını No:2, Ankara 2000.
• Ataman, A. Editör,
(2003) Özel Gereksinimli Çocuklar ve Özel Eğitime Giriş . Gündüz
yayıncılık
• Başaran İ.E.
“Eğitim Psikolojisi” . Gül Yayınevi. Ankara 1996
• Bayhan, P.; Artan,
İ., (2004). “Motor Gelişim”. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi . Morpa
Kültür Yayınları. İstanbul.
• Mehmet H.Okuturlar
. “Özel Eğitim” Okuturlar yayınları 4- İstanbul 1968
• Merle E.Frampton
(Çevirenler: Emin Sağlamer, Gültekin Yazgan). “Körlerin Eğitim
Öğretimi” . Öğretmen Kitapları – 87.Milli Eğitim Basımevi: İstanbul
1971
• Nelson, N. (1992).
“Portage Erken Çocukluk Dönemi Eğitim Programı Kontrol Listesi”
(Çev.-Düz.: N. Güven, S. Bal, N. Metin). H. Ü. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi
Bölümü, Ankara.
• Özyürek, M. (1995)
“ Görme Yetersizliği Olan Çocuğu Bağımsızlığa Hazırlamak İçin
Ana-Baba Rehberi” . T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu. Ankara
1995.
• Royal National
Institute for the Blind's Early Years Series. London 1995.
• Shore, R. (1997).
Rethinking the Brain: New Insights into Early Development. Families and
Work Institute, New York.
• Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname. Resmi Gazete,
Sayı: 23011
(Mükerrer), 6 Haziran
1997
• Özsoy, Y., M. Özyürek ve S. Eripek.
Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar:
Özel Eğitime
Giriş
(8. Baskı). Ankara:
Karatepe Yayınları, 1997.
• Shulamith, K. ve
ark. (1980). “Raising The Young Blind Child. The Lighthouse ,”
The New York Association for the Blind, Human Sciences Press. New York.
• Taş, A. Editör,
(2004) “Görme Engelliler Hakkında Görenler için Rehber” .
Altınokta Körlere Hizmet Vakfı.
• Trief, E. (1992).
“ Working with Visually Impaired Young Students” . Charles C.
Thomas Publisher, U.S.A.
• Tuncer, T.
“Görme Yetersizliği Olan Çocuklar”. Özel Gereksinimli Çocuklar ve
Özel Eğitime Giriş. (Edt. Prof. Dr. Ayşegül Ataman) Gündüz Eğitim ve
Yayıncılık. Ankara: 2003.
• Varol, N.
“Erken Çocukluk Döneminde Görme Bozukluğu Olan Çocuklar” . Karatepe
Yayınları. Ankara: 1996.
• Varol, N. (1996)
“Erken Çocukluk Dönemindeki Görme Yetersizliği Olan Çocukların
Eğitimi” . Karatepe yayınları.
• Yavuzer, H.
(2002). “Bedensel, Zihinsel ve Sosyal Gelişimiyle Çocuğun İlk 6 Yılı”
XIV. Baskı, Remzi Kitabevi, İstanbul.
•
http://www.ozida.gov.tr/
.
|