ÇEŞİTLİ ENGEL
GRUPLARINA DAHİL ÇOCUKLARIN
AİLELERİNE ve
ÖĞRETMENLERİNE
YÖNELİK ÖNERİLER
Özel Eğitime Gereksinim Duyan
Çocuklar kapsamında ele alınan engele sahip çocuklar (9) grupta
toplanır. Bunlar;
SAYFA
1. Zihinsel Engelliler
.......................2-6
2. Ağır
Öğrenenler
........................7-8
3. İşitme Engelliler(Sağır ve
Ağır işitenler) ......................9-10
4. Öğrenme Güçlüğü
Olanlar
.....................11-13
5. Konuşma
Engelliler
.....................14-15
6. Uyumsuz
Çocuklar
.....................16-17
7. Bedensel
Engelliler
......................18-20
8. Görme Engelliler (Kör ve Az
görenler)
...................21-22
9. Üstün Zekalılar ve Üstün
Özel Yetenekliler
…….............23-24
ZİHİNSEL ENGELLİLER
Bu tür engele sahip
çocuklar 3 grupta ele alınmaktadır;
İleri Derecede zihinsel Engelliler:
Bu çocuklar; klinik bakıma muhtaç,
zeka bölümü sürekli olarak 0-25 arasında olup da hayata
kesinlikle uyum sağlayamayan ve sağlık kurumlarında devamlı klinik
bakıma ihtiyacı olan engellilerdir.
Aileye öneriler
1)
İleri derecede zihinsel
engelli çocuklarda yaralayıcı davranışlar; saçını çekme.
Kafasını vurma v.b. davranışlar
ortaya çıkmaktadır. Bazı uzmanlara göre bunun nedeni çocuğun çevresel ve
sosyal uyaranlardan aşırı derecede soyutlanmasıdır. Bu durumda çocuk
gereksinim duyduğu ancak çevresinden alamadığı uyaranları kendisi
yaratmaktadır. Çocuğun kendine zarar verici bu davranışlarını azaltmak
için çocuğa uyarıcı zenginliği sağlayınız.
2)
İleri derecede zihinsel
engelli çocukların düşük düzeydeki işlevleri nedeniyle
eğitim programlarında öz bakım
(tuvalet alışkanlığı, yemek yeme v.b.) dil ve hareket becerilerine daha
fazla önem verilmelidir.
3)
İleri derecede zihinsel engelli
çocuğun basma kalıp ve kendini yaralayıcı
davranışlarını iyileştirmede
yaygın olarak davranış değiştirme yöntemi uygulanmaktadır. Davranış
değiştirme yönteminde istenilen davranışı arttırmak istenilmeyen
davranışları azaltmak yada ortadan kaldırmak için tutarlı olarak
pekiştireç yada cezalandırma yöntemleri uygulanmaktadır. Pekiştirme
zaman geçirilmeden ve açık bir biçimde yapılmalıdır. Örnek (çocuğa ilgi
gösterilmesi gibi sosyal nitelikte bir pekiştireç olabilir.)
4)
İleri derecede geri zekalı
çocuklar bir defa da pek çok kavramı öğrenemezler.
Bu nedenle kavramlar çocuğa tek tek
öğretilmelidir. Bir’ kavram iyice öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.
5)
Kısa, basit ve somut
komutlara çocuk alıştırılmalıdır. Olumsuzdan daha çok
olumlu ifadeler kullanılmalıdır.
6) Acele ve telaşlı emirler
yerine sakin ifadeler kullanılmalıdır.
7) Güven sarsıcı durumlardan
(sözlerle, isteklerden) kaçınılmalıdır. Çocuğu
başkalarıyla kıyaslamayın,
davranışlarından ötürü eleştirmeyin, şiddete (dayak ) baş vurmayın.
8)
İleri derecede zihinsel
engelli çocuklarda konuşma bozukluğu, topluma
uyumsuzluk, dikkat v.b. problemleri
fazladır. Bu çocuklar aileleri tarafından korunmaya muhtaçtırlar.
9)
İleri derecede zihinsel
engelli çocuğunuzu dışarıya çıkarmanız, normal
yaşıtlarının ev dışı ortamlarda
görerek, yaşayarak öğrendiklerini onun da öğrenmesi için gereklidir.
Kendinizi ve çocuğunuzu toplumdan ‘uzak tutmayın.
10)
Çocuğunuzda hiçbir değişme
gözlemiyorsanız yada hiçbir gelişme
olmadığını düşünüyorsanız, hiçbir
yeni beceri öğrenmiyorsa öğretmeniyle, doktoruyla, diğer anne-babalarla
görüşün. Böylece aksayan noktayı, problemi bularak onun eğitiminden en
fazla yararlanmasını sağlamış olursunuz.
Öğretilebilir Düzeyde
Zihinsel Engelliler
Zeka bölümü çeşitli ölçeklerde
25-44 arasında olup da sağlık kurumlarıyla işbirliği
içerisinde gerçekleştirilebilecek özel eğitim ve rehabilitasyona muhtaç
olan engelli çocuklardır.
Aileye Öneriler
1) Var olan yeteneklerini en iyi
kullanılabilir duruma getiriniz.
2)
Öğretilebilir düzeydeki
çocuklar görmek ve işitmekten çok yaparak öğrenirler.
Öğrenmede işitme ve görmede
önemli olmakla birlikte yaparak öğrenmede daha yararlı sürekli sonuçlar
sağlar. Çocuğun evdeki faaliyetlere katkıda bulunmasını sağlayın.(
Örneğin, yattığı yatağı düzeltmesi, masaya bardak ve tabak yerleştirmesi
v.b.)
3)
Öğretilebilir düzeydeki
çocuklar başkalarının istediklerini değil, ilgi duydukları
şeyleri öğrenirler.
4)
Pratik hayatta kendine
yetecek kadar temel beceri ve alışkanlıkları
kazandırmak gerekir. (örneğin,
yemek yeme, tuvalet alışkanlığı v.b. kazandırma)
5)
Aşırı koruyucu ve kollayıcı
tavırlarla bağımsızlıklarının engellenmesini, kötüye
kullanılmasını, İstismar edilmesini
önleyici tedbirler almak gerekir.
6)
Boş zamanlarını yaralı bir
şekilde değerlendirmesini sağlayıcı faaliyetlerde
bulunmasını sağlayın ( Örneğin,
televizyon seyretmek, arkadaşlarıyla oyun oynaması v.b.)
7)
Her yaşantı her çocuk için
ayrı bir anlam taşır Çocukların toplumla
etkileşmesine ve değişik
yaşantılarda bulunmasını sağlayın.
8)
Güven sarsıcı durumlardan (
sözlerle, isteklerden ) kaçınılmalıdır. Çocuğu
başkalarıyla kıyaslamayın,
davranışlarından ötürü eleştirmeyin.
9)
Öğrencinin başarılı
çalışmaları mutlaka görülmeli, değer verilmeli ve gerekirse
ödüllendirilmeli.
Öğretilebilir Düzeyde
Zihinsel Engelliler
Zeka bölümü çeşitli ölçeklerde
25-44 arasında olup da sağlık kurumlarıyla işbirliği
içerisinde gerçekleştirilebilecek özel eğitim ve rehabilitasyona muhtaç
olan engelli çocuklardır.
Öğretmenlere Öneriler
1)
Kısa ve basit konulara çocuk
alıştırılmalıdır. Olumsuzdan daha çok olumlu
ifadeler kullanılmalıdır.
2) Acele ve telaşlı emirler
yerine sakin ifadeler kullanılmalıdır.
3) Etkinlikler seviyeye uygun,
somut ağırlıklı ve basit olmalıdır.
4)
Öğrencinin başarılı
çalışmaları mutlaka görülmeli, değer verilmeli ve gerekirse
ödüllendirilmelidir. Bu
becerilerini daha da geliştirmeleri için desteklenmeli ve aileye gerekli
rehberlik yapılmalıdır.
5)
Öğretilebilir çocuklar görmek
ve işitmekten çok yaparak öğrenirler.
Öğrenmede işitme ve görmede önemli
olmakla birlikte yaparak öğrenmede daha yararlı sürekli sonuçlar sağlar.
Çocuğun derse katılmasını sağlayıcı etkinliklerde bulunmasını sağlayın.
(Örn. sınıfta çocuğa söz hakkı vermek v.b.)
6)
Etkinliklere çocuğun gelişim
seviyesine uygun araç-gereç ve çalışmalarla baş-
lanılmalıdır.
7)
Becerilerin kazandırılmasında
doğru davranışların verilmesi gerekir.
Çocukların düzgün konuşmasını
isteyen öğretmen her şey den evvel kendisi düzgün konuşmalıdır.
8)
Öğrencilere gerekli ve
yeterli ferdi çalışma alışkanlıklarını kazandırabilmek
için öğretmen başlama, devam,
değerlendirmede daima öğrencileri ile birlikte olmalıdır.
Eğitilebilir Düzeyde
Zihinsel Engelliler
Zeka bölümleri çeşitli ölçeklerle
sürekli olarak (45-75) arasında olan engelli
çocuklardır. Gerilik derecesine göre (8-12 ) yaş seviyesinde bir zekaya
sahip olabilirler.
Aileye Öneriler
1) Eğitilebilir zihinsel engelli
Çocuğu bu özrü ile kabullenin,
2)
Eğitilebilir zihinsel
engelli çocuklar zeka, akademik başarı, sosyal uyum
yönünden yaşıtlarından geri olduğu
için dışlamayınız, küçümsemeyiniz, eleştirmeyiniz, kıyaslamayınız.
3)
Eğitilebilir zihinsel engelli
çocuktan yapabileceğinden fazla başarı
beklemeyiniz.
4)
Eğitilebilir zihinsel engelli
çocuğun eğitiminde sabır ve hoşgörü
göstermezseniz, çocuğa destek
olmazsanız çocuğun var olan ilgi, yetenek ve İsteğini köreltmiş
olursunuz. Çocuğun sorularına basit ve kısa kelimelerle (anlayacağı)
şekilde cevap vermeye çalışınız.
5)
Çocuğun sosyal
ilişkilerini geliştirmesi için arkadaşlarıyla oynamasına. yeni
arkadaşlıklar edinmesine müsaade
edin. Evde kapalı kalması Çocuğun sosyal yönünü geriletecektir.
6)
Çocuğun temel eğitimi
sonrasında, aile çevresinin de kolayca takip
edilebileceği bir iş yerinde meslek
edinmesi sağlanabilir.
7)
Öğretmenle sıkı diyalog
kurulmalı, sınıftaki çalışmaların devamının evde de
sağlanması mümkün olmalı.
8)
Çocuğun basit komutlara
alışması için evde egzersizler yapılmalıdır.( bardağı
getir’ koltuğa otur / git- gel
v.b.)
Eğitilebilir Düzeyde
Zihinsel Engelliler
Zeka bölümleri çeşitli ölçeklerle
sürekli olarak (45-75) arasında olan engelli
çocuklardır. Gerilik derecesine göre (8-12 ) yaş seviyesinde bir zekaya
sahip olabilirler.
Öğretmenlere Öneriler
1) Eğitilebilir zihinsel engelli
çocuktan kapasitesi üzerinde başarı beklemeyiniz.
2)
Okulunda ve sınıfında çocuğa
yapabileceği görevler veriniz.(Teneffüslerde
sınıfı koruma, tahta sildirme ve
tebeşiri koruma v b.) bu sayede çocuğun kendine olan güveni sağlanmış
olur.
3)
Eğitilebilir zihinsel engelli
çocukların kendilerini ifade etme zorlukları
olduğundan sınıfta onlara daha
fazla zaman ayırın ve kendini ifade edebileceği farklı yollan uygulayın
( 0m. basit konuları anlatma, not alma v.b.)
4)
Sınıftaki çocukları
eğitilebilir zihinsel engelli çocuğun durumundan uygun
şekilde haberdar etmek ve ona karşı
olumsuz tutumlar takınmalarını önlemek gerekir.(Bu durum engelli çocuğun
sınıfta olmadığı zaman yapılmalı, zihinsel engelli olduğu söylenmemeli,
öğrenme problemi olarak tanıtılmalı)
5)
Eğitilebilir zihinsel engelli
çocuğun kavrama ve anlaması normal çocuklardan
zayıf olduğu için öğretirken somut
materyallerden yararlanın.
6)
En ufak başarısını
ödüllendirin. Bu durum çocuğa çok büyük bir haz verir.
Öğrenmeye teşvik açısından çok
önemli bir yer teşkil eder.
AĞIR ÖĞRENENLER
Geç ve güç öğrenirler, genelleme
yapamazlar, dikkati dağınık ve dikkat süresi kısadır. soyut şeyleri çok
zorlukla öğrenirler, öğrendiklerini çok çabuk unuturlar, kolayca yorulur
ve sebatsızdırlar, kendilerine olan güvenleri azdır, oyun ve toplum
kurallarına uymakta zorluk çekerler, bazen hiç uymazlar.
Aileye Öneriler
1) Çocuğunuzda herhangi bir
problem ( geç, güç öğrenme, unutkanlık v.b. ) fark
ettiğinizde öğretmeniyle hemen
diyaloğa girin ve bir rehberlik uzmana ulaşarak problemin kaynağını
araştırın.
2)
Çocuğunuzu olduğu gibi kabul
edin, çevreden gizlemeyin. Kıyaslayıp-
eleştirmeyin.
3) Aşırı derecede koruyucu
olmayın. Bu, çocukta kendine güveni azaltır.
4) Çocuğa yapabileceği işleri
yaptırın. Başardığı işlerde teşvik edin, ödüllendirin
5)
Basit sözcükler ve kısa cümleler
kullanınız.
6) Çocuğunuzdan zihinsel olarak ne
yapmasını istiyorsanız, tam ve açıkça
söylemelisiniz. Yani genel
ifadelerden çok özel ifadeler kullanmalısınız. Eşyalarını ortadan
kaldır ifadesi yerine “oyuncağı yerine koy” ifadesi kullanılmalıdır
7)
İsteklerinizde ve koyacağınız
kurallarda tutarlı olun Ne zaman nasıl davranış
bekleniyorsa çocuğunuza bunu
anlatın ve bu beklentinizi bir daha değiştirmeyin. Böylece çocukta
karalı davranışlar gelişecektir. Kararsız olursanız, çocuk paniğe
kapılabilir.
8) Çocuğunuza acele komutlar
yerine yavaş ve basit komutlar veriniz.
8)
Tehdit etmekten sakının.
Tehdit, çocuklar üzerinde bir çok olumsuz etkiler
yapar;çok yapıldığında çocuklar hiç
aldırmaz ve davranış bozukluğu düşmanlık duygularını teşvik eder.
9)
Bu çocukların kasları tam
gelişmemiştir. Bunu sağlamak amacıyla el
temrinlerine ve becerilerine
yer verilmeli ( kaba boyama, çamur- hamur gibi maddelerle
oynama, makasla kağıt
kesme, boncuk dizme)
10)
Çocuğa öz bakım becerileri
öğretilmelidir. ( Giyinme, kendi kendine yemek
yeme, yıkanma v.b)
11)
Öğretmenin okulda vermiş
olduğu derslerin evde de devam edebilmesi için
çocuğunuzun ödevlerini
takip edin, sık tekrar yaptırın. Çocuğunuz çabuk sıkılacağından (ağır
öğrenen çocukların temel özelliğidir), sıkıldığında etkinliği bırakın,
sevdiği bir şeyi yapmasına izin verin (tv. seyretme, oyun oynama vb)
sonra tekrar etkinliği çalışın. Bu şekilde dikkat dağınıklığını da
engelleme olanağına sahip olursunuz.
AĞIR ÖĞRENENLER
Geç ve güç öğrenirler, genelleme
yapamazlar, dikkati dağınık ve dikkat süresi kısadır. soyut şeyleri çok
zorlukla öğrenirler, öğrendiklerini çok çabuk unuturlar, kolayca yorulur
ve sebatsızdırlar, kendilerine olan güvenleri azdır, oyun ve toplum
kurallarına uymakta zorluk çekerler, bazen hiç uymazlar.
Öğretmenlere Öneriler
1. Velilerle işbirliği
yapmalıdır.
2.
Küme çalışmalarına öncelik
sağlamalı,onların birbirleriyle iyi geçinmeleri ve
zamanlarını verimli şekilde
kullanmaya teşvik edilmelidir.
3.
Zaman zaman öğrencinin
defterleri toplanarak yanlışlar üzerinde sınıfça
çözümler aranmalıdır.
4.
Öğrenci,eğitim-öğretim
çalışmalarında etkin aktif duruma getirilmelidir.
5.
Basit sözcükler ve kısa
cümleler kullanılmalı, kendilerini sözle anlatmaya
teşvik edilmelidir.
6.
Somut materyallerden
faydalanılmalıdır.
7.
Başarı ile yapılmış işler
üzerinde önemle durulmalıdır. Çocuklar başarılı
oldukları faaliyetlerle
ilgilendiğinden, bu durum güdüleyici olacaktır.
8.
Çocukların özgüvenin artırıcı
ifadeler kullanılarak öğrenme için cesaret
verilmelidir.
9.
Çocuklara arkadaşları önünde
müdahale etmekten kaçınılmalıdır. Çocukların
uyumsuz davranışlarını sınıf
huzurunda tartışmamalıdır.
10.
Ağır öğrenen çocuklar
çekingen olduğundan, sosyal ilişkilerde ön planda yer
verilen görev dağılımlarında bu
çocuklarda göz önünde bulundurulmalıdır.
11. Arkadaşlarıyla
kıyaslanmamalıdır.
12.
Eleştirilmemeli, “Doğru olan
bu....” diyerek başlayan ikna edici ifadelerle
yanlış gösterilmelidir.
13)Asla sert ve kırıcı
davranılmamalı, küçük de olsa başarıları görülüp ödüllendirilmelidir,
İŞİTME ENGELLİLER
İki grupta ele alınmaktadır.
Bunlar;
A-Sağırlar:
Gerekli düzeltmelerden sonra ana
dilini konuşmayı olağan yollardan öğrenmeyi engelleyecek kadar fazla ve
bu yüzden özel eğitim gerektiren çocuklardır.
B-Ağır İşitenler:
Düzelttikten sonra, iyi işiten
kulağındaki işitme kayıpları olağan yollardan ana dilini öğrenmesini
ağırlaştıracak derecede olup bu yüzden özel eğitimi gerektirenler ağır
işitenlerdir.
Aileye Öneriler
1 Doğal ve açık ifadelerle
konuşulmalı, ses tonu fazla yükseltilmemelidir.
2.
Davranışsal iletişimden
(dokunma gibi durumlar) kaçınılmalı ve işitme engelli –
çocuğun işitme kalıntısını
kullanabilmesi için sözel iletişim kurulmalıdır.
3.
Çocuğun hareketleri
istenmeyen şekilde olursa hayır diyerek ikaz edilmeli,
eğer çocuk sözel cezadan
anlamıyorsa yüz ifadenizi değiştirerek istenmeyen bir hareket yaptığının
farkında olunmasına yardımcı olunmalıdır.
4.
İşitme engelli çocukta normal
işiten çocuk gibidir. Diğer çocukların arasına,
oyunlarına katılmak ister. Bu
nedenle çocuğun sahip olduğu engeli,onun sınıfta bulunmadığı bir
zamanda, sınıf arkadaşlarına anlatılmalıdır.
5.
İşitme engelli çocuğa
konuşmayı kazandırmak için ~tek tek sözcükleri
öğretmek yerine günlük doğal
ortamlardan yararlanın. En kolay ve kalıcı öğrenme yaşantılarımız
aracılığıyla kazanılan öğrenmedir.
6.
İşitme engelli çocuğu
konuşması için zorlamayın; ama onda konuşma ihtiyacı
yaratın. Çocuğu konuşması için
zorlamanız onda bıkkınlık yaratacaktır. Konuşmaya ihtiyaç duymasını
sağlamak gelişimi için çok daha önemlidir.
7.
Çocukluktan ergenliğe geçişte
işitme engelli gençlerde işitme engelinden
dolayı işiten akranlarıyla arkadaş
edinmede güçlükler, cihaz takmada isteksizlik gibi sorunları
görülebilir. Bu sorunlar çocuğunuzla kuracağınız yakın ve içten
bir iletişim giderilebilir.
8.
Çocukluktan ergenliğe geçişte
işitme engelli çocuklarında mutlaka
yapamadıkları, beceremedikleri
şeyler vardır. Gelin biz onların yapamadıklarına beceremediklerine değil
de yapabileceklerine güçlü yönlerine bakalım, onları geliştirmeye
çalışalım.
9.
Çevrenizden size bir çok
öğüt, fikir verenler olabilir. Sizler ancak
deneyimlerine ve bilgisine
güvendiğiniz kişilere ve uzmanlara danışın, onların söylediklerini
dikkate alın.
İŞİTME ENGELLİLER
İki grupta ele alınmaktadır.
Bunlar;
A-Sağırlar:
Gerekli düzeltmelerden sonra ana
dilini konuşmayı olağan yollardan öğrenmeyi engelleyecek kadar fazla ve
bu yüzden özel eğitim gerektiren çocuklardır.
B-Ağır İşitenler:
Düzelttikten sonra, iyi işiten
kulağındaki işitme kayıpları olağan yollardan ana dilini öğrenmesini
ağırlaştıracak derecede olup bu yüzden özel eğitimi gerektirenler ağır
işitenlerdir.
Öğretmene Öneriler
1.
İşitme engelli çocuklar için
sınıfta en uygun oturma yeri sağlanmalı,
öğretmene en yakın bulunan ve onu
en iyi şekilde görebileceği bir yere oturtulmalıdır.
2.
İşitme engelli çocukla
iletişim kurarken ona dinlemesi ve düşünmesi için
zaman tanıyın, çocuğun ne
söylediğinizi anlayıp anlamadığını araştırın, çocuğa bazı şeyler sorun
ve size doğru cevap verip vermediğine bakın.
3.
İşitme engelli çocukların
kendilerini anlatma zorlukları olduğundan, sınıfta
onlara daha fazla zaman ayırın ve
kendisini ifade edebileceği farklı yollan anlamaya çalışın.
4.
İşitme engelli çocukların
ilgi-yeteneklerini en iyi şekilde kullanabilmeleri için
çocuğu pek çok yönü ile
değerlendirin ve ona en uygun olan eğitim programlarını saptayın. Bu
durum aile ve diğer derslere giren öğretmenlerle işbirliği yapılarak
ortaya çıkarılır.
5.
İşitme engelli (ağır işiten)
işitme cihazı kullanıyorsa müzik yeteneğini
geliştirmeye ve program dışı grup
faaliyetlerine katılmaya teşvik edin.
6.
işitme engelli çocuklar
öğretmeni tarafından zamanında fark edilmez ve
gerekli önlem alınmazsa bu
engelinin dışında bir takım uyum güçlükleri geliştirebilirler. İşitme
engelli çocuk bu engelini gizlemek için yalnızlığı yeğler. Sınıf içinde
geçen konuşma, tartışma,soru ve direktifleri anlamayabilir. Bu
anlamayış onu alay konusu haline getirebilir. Öğretmen bunları dikkate
alarak, sınıfta bazı önlemler almalıdır
7.
İşitme engelli olan çocuklar
sınıftaki etkinlikleri ya gözle ya da sürekli ve
zorunlu bir dinlemeyle izlemeye
çalışacaklarından ötürü bu çocuklar diğer öğrencilerden daha çabuk
yorulabilirler Bu husus öğretmen tarafından dikkate alınmalıdır.
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ
Zihinsel yetersizliği olmadığı
halde akademik-sosyal-devimsel yetersizliklere sahip çocuklardır.
Aileye Öneriler
1.
Aşırı hareketli ve dikkati
dağınık olan öğrencinin öğrenmesine ket vurabilecek
uyaranların azaltılması ve
çevreden arındırılması gerekir. (Çocuğun ders çalıştığı odadaki
parlak,dikkat çekici uyaranların azaltılması
2.
Öğrenme güçlüğü gösteren
çocukların çalışma becerilerini kullanma
yeteneğindeki sınırlılıklardan
dolayı çocuğa çalışma becerilerini kullanmasını sağlayıcı ev
egzersizleri yaptırmak gerekir.(’Günlük hazırlık ve temizlik işlerine
katılma
3.
Öğrenme güçlüğü gösteren
çocuklar başarısızlık beklentisi yaşadıklarından
onlara evde birtakım sorumluluklar
verip,başarıları ödüllendirilmelidir.
4.
Bu çocuklar için,dikkat
egzersizleri uygulanabilir (boncuk dizme)
5.
Öğrenme güçlüğü gösteren
çocuğun olumsuz davranışlarını azaltmak için
davranış değiştirme tekniklerinden
yararlanır.(olumsuz davranışını ve söylediği olumsuz şeyleri
önemsememek)
6.
Öğrenme güçlüğü olan çocuk
doktora gönderilip, fizyolojik problemi varsa
tespit edilmelidir.
7.
Öğrenme güçlüğü gösteren
çocuklarda görsel ve işitsel algılama problemi
vardır. Bu çocukların görsel ve
işitsel algı yeteneğini geliştirin.
Görsel Algılama Becerilerini
Geliştirme Yolları
Eşyaları sınıflandırma
faaliyetleri; (eşyaların renklerine, büyüklüklerine şekillerine,
cinslerine göre kümeleme)
Ayırt etme faaliyetleri; bu
çalışmada resimler, geometrik şekiller ve desenli malzemeler kullanılır.
Hafıza oyunları; bu oyunlarda
değişik tıp eşyalar kullanarak bunların çocuğa neyi hatırlattığı veya
bunları görünce çocuğa ne hissettiği sorulur.
İşitsel Algılama Becerilerini
Geliştirme Yolları
Gözlerini kapayarak hatırlatma
oyunları oynatma (El çırparak ellerini kaç defa çırptım”diye sorunuz.
Hatırlama oyunları iki,üç veya dört etaplı olabilir. Mesela mavi kitabı
al. masanın üzerine koy.”
Cümle tamamlama oyunları (“sirkte
neler işittin?ilk defa ne işittin ve sonra işittiğin
neydi’?”) Tanıma, ayırma ve
lokalizasyon (geldiği yeri belirleme )faaliyetler;su sesi .kapı sesi
(çarpma şeklinde) köpek havlaması, kedi miyavlaması gibi her gün her
yerde duyulabilen sesleri kullanarak “bu sesleri tanıyabiliyor musun?”
‘Hangi seslerin aynı ve hangilerinin ayrı olduğunu” ‘bu seslerin hangi
taraftan geldiğini” söyle bakalım.
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ
Zihinsel yetersizliği
olmadığı halde akademik-sosyal-devimsel yetersizliklere sahip
çocuklardır.
Öğretmene Öneriler
1.
Bu çocuklara çalışma
becerilerini kullanmayı geliştirici ev egzersizleri
verilmelidir.
(Ders tekrarı yapması)
2.
Sınıfta kullanılan komutlar
basit, kısa ve net olmalıdır.
3.
Öğrenme güçlüğü gösteren
çocukların işitsel ve görsel uyaranları bellekte
tutabilmeleri söze dayalı
materyalleri hatırlamaları güç olduğundan aileye diyaloğa geçip , evde
derslere ilişkin soru-cevap tarzında zihin egzersizleri yaptırılabilir
4.
Görsel algılama problemi olan
öğrenme güçlüğü olan çocuk, harfleri kopya
edemeyebilir. Bazı geometrik
şekilleri birbirinden ayırt edemeyebilir. Bu çocukları eğitim
faaliyetlerine katılmaya teşvik edin.
5.
Öğrenme güçlüğü olan
çocuklarda işitsel algılama problemlerine normal
çocuklardan daha fazla
rastlanmaktadır. İşitsel algılama problemi olan çocuklar; kapı ziliyle
telefon zilinin sesini ayırt edemeyebilirler. Bu duruma dikkat
edilmelidir.
6.
Öğrenme güçlüğü olan çocuklar
başarısızlık beklentisi yaşadıklarından,onlara
sınıfta söz hakkı verilmeli,derse
katılımları sağlanmalı ve başarıları ödüllendirilmelidir. Başarısızlığın
üstesinden gelmeye hizmet edecek stratejilerin çocuğa kazandırılması
gerekmektedir.
7.
Öğrenme güçlüğü gösteren
çocuklar hoşa gitmeyen bir davranış
gösterdiğinde, o davranışı ortadan
kaldırmak için, davranış değiştirme yaklaşımına yer verilmelidir;
bulunulan yere, zamana, ortama uygun olmayan bir şekilde söz yahut
davranışta bulunan kişinin,bu tür davranış ve sözlerini görmezden
gelerek,onun o ortamdan uzaklaştırılmasının sağlanması faydalı
olacaktır.
8.
Öğrenme güçlüğü gösteren
çocuklar,duygusal bozukluk gösteren çocukların
davranış özelliklerini
göstermektedirler. Öğrenme güçlüğü olan çocuk, çoğu zaman mutsuzdur
Kendini değerlendirmesi olumlu değildir. Sınıftaki çocukların, kiminle
oynadığı araştırıldığında genellikle öğrenme güçlüğü olan çocukların
görmezlikten gelindiği belirtilmektedir. Bu çocuklar arkadaşlarına
olumsuz şeyler söyleme eğilimindedirler.
9.
Öğretmen, öğrenme güçlüğü
gösteren çocuğun hyperactıve(aşırı hareketlilik)
olduğunu anlarsa sınıf içinde ortam
düzenlemesine gidebilir. Öğrenciyi duvardan tarafa oturtarak ve
sırasında yer alabilecek dikkat dağıtıcı unsurları ayıklayarak bu tip
davranışları azaltabilir. Ancak bu tür düzenlemeler
yapılırken,çocukla konuşularak yapılanların, cezalandırma için
yapamadığı anlatılmalıdır.
10.
Öğrenme güçlüğü olan çocuğun,
herhangi bir eyleme girişmeden önce
düşünmesi sağlanmalıdır. Burada
amaç; öğrencinin kendisinin kullanabileceği stratejileri sağlayarak
kendine yeterli ve bağımsızlığını kazanmış öğrenciler yetiştirmektir
Okuduğunu anlamayı arttırmak için kendi kendini sorgulama tekniğiyle
öğrenciyi destekleyen taktikler kazandırılabilir. İlk olarak öğrenci
kendisine “bu parçaya neden çalışıyorum’ sorusunu sormak, ana
fikirlerini bulup altlarını işaretleme, ana fıkirlere ilişkin soru
düşünüp yazma, soruya ve yanıtlarına tekrar bakıp, nasıl daha fazla
bilgi sağlanabileceğini gösterilmelidir
11.
Öğrenme güçlüklerinin
oluşmasını arttıran ve öğrenme güçlüğü olan
çocukların, yararı olmayan öğretmen
tipi, tüm çocukların aynı şekilde öğrendiğini ve başarılı öğretim
tekniğini sadece kendisinin bildiğine inanan ve bir tek öğretme sürecine
yer veren öğretmendir.
Görsel Algılama
Becerilerini Geliştirme Yolları:
Eşyaları sınıflandırma
faaliyetleri; (eşyaların renklerine, büyüklüklerine şekillerine,
cinslerine göre kümeleme)
Ayırt etme faaliyetleri; bu
çalışmada resimler, geometrik şekiller ve desenli malzemeler kullanılır.
Hafıza oyunları; bu oyunlarda
değişik tıp eşyalar kullanarak bunların çocuğa neyi hatırlattığı veya
bunları görünce çocuğa ne hissettiği sorulur.
İşitsel Algılama
Becerilerini Geliştirme Yolları:
Gözlerini kapayarak hatırlatma
oyunları oynatma (El çırparak “ellerimi kaç defa çırptım”diye sorunuz.
Hatırlama oyunları iki,üç veya dört etaplı olabilir. Mesela ‘mavi kitabı
al, masanın üzerine koy.”
Cümle tamamlama oyunları (“sirkte
neler işittin?İlk defa ne işinin ve sonra işittiğin neydi?”)
Tanıma,ayırma ve lokalizasyon
(geldiği yeri belirleme ) faaliyetleri;su sesi,kapı sesi (çarpma
şeklinde) köpek havlaması, kedi miyavlaması gibi her gün her yerde
duyulabilen sesleri kullanarak “bu seslen tanıyabiliyor musun?” “Hangi
seslerin ayni ve hangilerinin ayrı olduğunu” “bu seslerin hangi taraftan
geldiğini” söyle bakalım.
KONUŞMA ENGELLİLER
Konuşmanın akışında, ritminde,
tizliğinde, vurgularında, ses birimlerinin çıkarılışında,
eklemlenişinde, artikülasyonunda, anlamında bozukluğu bulunana konuşma
engelli denir.
Öğretmenlere ve Aileye
Öneriler
1.
İşitme engelli olan
çocuklarda doğru ses algılaması yapılamayışından ötürü
eklemleme bozukluğu görülebilir.
Eklemleme bozukluğunda sıkça değiştirilen sesler “ r” s”, k”, t” dir.
“sarı” yerine “sayı “ “kara” “kaya” gibi örnekler.
2.
Eklemleme mekanizmasını
oluşturan organlardaki yapısal bozukluklar
eklemleme bozukluğu
yapabilmektedir. Çenelerin yapısı ve işleyişindeki bozukluk, dişlerin
bulunmayışı, dudakların yapısının çok gergin, yarık, çok ince oluşu,
dilin aşırı büyüklüğü, damakta yanık bulunması, damağın çok yüksek yada
basık tavanlı’ oluşu v.b. eklemlemeyi olumsuz yönde etkilemektedir.
3.
Evde konuşulan dile,
çevredeki konuşma örneklerine, konuşma öğretiminde
yanlış yöntem izleme, duygusal
bozukluklara bağlı olarak eklemleme bozuklukları ortaya çıkabilir.
4.
Duruşa ilişkin konuşma
bozuklukları görülebilir. Katı duruş, sinirli duruş, bozuk
duruş ve oturuşa bağlı biçimsel
özellikler olabilir.
5.
Vücudun el, kol, baş, gövde
gibi bazı kısımlarının konuşmanın gereğine göre
hareket etmeyişi jest özürleridir.
6.
Çocuktaki eklemleme bozulduğunu
düzeltmenin bir yolu çocuğun çıkardığı
yanlış sesin ona fark
ettirilmesidir. Çocuğun söylediği yanlış sesli sözcüklerin doğru sesli
olanı ona öğretmen tarafından dinletilmeli, banda kaydedilen seslere
çocuğa dinleterek doğru ile yanlış arasındaki farkı buldurmaya
çalışmalıdır.
7.
Eğer çocuk birden fazla sesi
bozuk çıkarıyorsa önce dudak ve dil hareketleri
görülebilir, öğretilmesi kolay
sesler ele alınmalı ( örn.”F” sesi, “K” sesine göre daha kolay
görülebilen çalışmalarda gösterilmesi kolay olan bir sestir.
8.
Doğru çıkarılışı öğretilen
bir sesin pekiştirilmesi de önemlidir.
9.
Sağaltım birden sona
erdirilmemelidir. Çocuk izlenmeli, bu süre içersinde
kendisine bazı konuşma görevleri
verilmelidir. Kendi öğrendiği sesin başkaları tarafından nasıl
kullanıldığını gözleme görevi gibi görevlerde yararlı olmaktadır.
10.
Konuşma özrü açısından
öğretmen sınıfında uyanık bir gözlemci olmaya
çalışmalıdır. Çocuğa yardım
edebilmek için probleminin erken farkında olmak gerekir.
11.
Sınıf öğretmeni konuşma
gelişimine uygun ortamı sadece sınıfta değil,
çocuğun yaşamının büyük bir
kısmının geçtiği aile çevresinde de yaratılması için elinden gelen
çabayı göstermelidir.
12.
Konuşma özürlerinin bir kısmı
yapısal nedenlidir. Yapısal bozukluk bir sağlık
sorunudur. Bu bakımından hamilelik
öncesi, süresi, doğum anı ve doğum sonrası gelişiminde- sağlıklı büyüme
önemlidir.
KEKEMELİKTE
ALINACAK TEDBİRLER
Kekemeliğin gelişimini. önlemek
için aşağıdaki noktalara. dikkat etmek gerekir.
1- Çocuğun, konuşması üzerinde
dikkatini toplamamak
2- Konuşurken çocuğun,
heyecanlanmasına, normal dışı ve her zamankinden farklı davranışlar
göstermemek
3-. Çocuğun konuşmasındaki
tekrarlama ve yanlış telaffuz etme (kelimeleri yanlış söyleme) gibi
kusurlara hemen müdahale etmekten kaçınmak
4. Dilde, aile fertlerinin kötü
örnek olmamalarını. sağlamak.
5-
Solak olan ve dolaklık yerleşmiş
çocuklar üzerinde baskı yapıp sağ elini kullanmaya zorlamamak.
6-Eğer çocuk kekeliyerek ilgi ve
dikkati üzerine çekmek yoluna gidiyorsa üzerinde durmamak ve normalin
üzerinde ilgi göstermemek. Normal konuştuğu zaman hissettirmeden
kollamak ve o saman ilgiyi biraz artırmak,
7.- Çocukları heyecan ve endişe
yaratan durumlarda konuşmaya zorlamamak.
6- Çocuğun konuşması hususunda
kendine güven duymasına yardım etmek. Onu dinlemek, konuşması için ona
zevk vererek fırsatlar ve ortam hazırlamak
9- Kekeleyen çocuk, kekelediğine
aldırmazsa ve onu kabul ederse kekemelik ortadan kalkar.
10- Çocuk kekelerse dahi, onu bir
kekeme olarak görmemek ve üzerinde durmamak, tıpkı normal bir konuşma
gibi kabul etmek. Sabırsızlık, heyecan, aşırı dikkat göstermeye ve
nasihat vermeye kalkışmamak.
11-. Çocuğa, ailesinden gelmiş bir
kekemeliğe sahip olduğu fikrini
uyandırmamak.
12- Ev içinde huzur kurmaya
çalışmak. Çocuk kendisini rahat ve emniyet içinde hissettiği zaman
kekemelik geliştirmesine sebep yoktur.
13- Çocukla normal konuşmayı
değiştirerek konuşmamak.”Nefes al, sonra konuş”, “konuşmadan evvel
düşün”, “Dur yeniden başla” gibi telkin ve emirlerle çocuğun
konuşmasını kesmemek.
14.- Çocuğun başarılarını görmek ve
takdir ederek değerlendirmek.
l5- Sıhhat bakımından çocuğu
sağlıklı olarak yetiştirmek.
UYUM BOZUKLUĞU
Görülebilir bir psiko-sosyal stres
kaynağına ( yada bir çok stres kaynağına ) stres kaynak veya
kaynaklarının başlamasından sonraki 3 ay içinde ortaya çıkan bir
tepkidir. Uyumsuz çocuklarda sık sık görülen davranış belirtileri
şunlardır:
·
Okuldan hoşlanmazlar.
·
Okula sık sık devam etmezler.
·
Yalan söylerler, çalarlar,
otoriteye karşı direnirler.
·
Tırnaklarını yer, ısırırlar, sık
sık ağız kavgası yaparlar.
·
Akademik çalışmalarında belirgin
şekilde başarısızlık gösterirler.
·
Enerjilerini belli bir alanda
toplayamazlar, baş ağrısından ve yorgun olduklarından
sık sık şikayet ederler.
·
Kendi kendine güvenmez, kendilerini
çok değersiz bulurlar. Belirgin şekilde aşağılık
duygusu vardır.
Aileye Öneriler
1. Özürden ( körlük, ağır işitme
v.b. ) çok, özüre karşı bireyin ve çevresindekilerin
takındıkları tavır ve davranışlar
uyumsuzluğun nedeni olabilir. Özürlü çocuğunuzu özürü
ile kabul ediniz, özründen dolayı
onu dışlamayınız, başkalarıyla kıyaslamayınız.
2.
Sürekli ve kronik hastalıklar
( kronik verem, sara, kellik v.b. ) bu hastalıklara karşı
çevredekilerin davranışları
çocuklarda ve gençlerde ciddi uyum problemlerine yol açmaktadır.
3.
Çocuğunu istemeyen, keyfine
ve dilediği gibi yaşamasına engel olduğu için bilinç altı
etmenlerle kabul etmeyen,
beklenilen sorumlulukları yerine getirmeyen ebeveynler uyumlu çocuk
yetiştirmekten uzak olacaklardır.
4.
Anne-babanın devamlı çocuk
önünde tartışmaları, kavgaları, evi terk etmeleri, dövme, sövme
v.b. çocukta mutsuz, endişeli ve
güvensiz bir yaşamın tohumlarını atarak uyum problemleri ortaya
çıkarabilir. Çocuğun önünde yıkıcı tartışmalar yapmayınız.
5.
Ailelerin bazı yanlış
tutumları; otoriter, baskıcı, korumacı, aşırı sevgi ve sınırsız hoşgörü
çocuğu pasif, yalancı, kararsız, güvensiz, bencil, şımarık v.b.
yapabilir. Çocuğun bütün isteklerini yerli yersiz, zamanlı zamansız,
gerekli ve gereksiz şekilde yerine getirmek çocukta telafisi zor
uyumsuzluklara yol açabilir.
6.
Çocuğunuzda uyumsuzluk olarak
görülecek davranışlar tespit edilmişse çocuğunuz devamlı gerilim içinde
olabilir, kolayca hüsrana kapılabilir ve belirli alanlarda çöküntü
duyabilir. BL1 çocukların gerilimlerini boşaltacakları boş zaman
faaliyetlerinde bulunmasını sağlayınız, başaramayacakları faaliyetlerden
dolayı onlardan fazla başarı beklemeyiniz çünkü bu faaliyet]erden
kolayca çekilebilir ve devam etmeyebilirler. Uyumsuz çocuklar sık sık
çalarlar, yalan söylerler, otoriteye karşı direnirler. Çocuğu bu olumsuz
davranışlarından ötürü cezalandırırken şiddete, onur kırıcı ve
aşağılayıcı sözlere baş vurmayınız.
7.
Çocuğunuz uyum problemi
çekiyorsa, okula devam etmeyebilir, okuldan hoşlanmayabilir ve akademik
çalışmalarında belirgin bir şekilde başarısızlık gösterebilirler. Bu
çocukları ilgi, yetenekleri doğrultusunda yönlendiriniz. yapamayacakları
faaliyetleri onlardan istemeyiniz.
8.
Çocuklar davranış ve
tutumlarında sevdiği insanlara benzemeye çalışırlar. Çocuğa iyi model
olunuz.
UYUM BOZUKLUĞU
Görülebilir bir psiko-sosyal stres
kaynağına ( yada bir çok stres kaynağına ) stres kaynak veya
kaynaklarının başlamasından sonraki 3 ay içinde ortaya çıkan bir
tepkidir. Uyumsuz çocuklarda sık sık görülen davranış belirtileri
şunlardır:
·
Okuldan hoşlanmazlar.
·
Okula sık sık devam etmezler.
·
Yalan söylerler, çalarlar,
otoriteye karşı direnirler.
·
Tırnaklarını yer, ısırırlar, sık
sık ağız kavgası yaparlar.
·
Akademik çalışmalarında belirgin
şekilde başarısızlık gösterirler.
·
Enerjilerini belli bir alanda
toplayamazlar, baş ağrısından ve yorgun olduklarından
sık sık şikayet ederler.
·
Kendi kendine güvenmez, kendilerini
çok değersiz bulurlar. Belirgin şekilde aşağılık
duygusu vardır.
Öğretmene Öneriler
1-
Çocukların sosyo-ekonomik,
sosyo-kültürel düzeyleri birbirinden farklı için
hem çocukların kendi aralarında,
hem de okula karşı uyum problemleri yaşanacaktır. Uyum problemi görülen
öğrencileri belirleyin, bu öğrencilerle daha çok ilgilenin, bu
öğrencilere sabır gösterin ve bu öğrencileri kazanmaya çalışınız.
Okuldaki birtakım etkinliklerde onlara görev veriniz.
2-
Uyumsuz Çocuğun uğraşacağı
yapabileceği, yaşamına genelleyebileceği
akademik etkinlikler sağlanmalıdır.
(0m. Sınıftaki uyumsuz çocuklara küme çalışması yaptırılabilir.) Bu
şekilde uyumsuz çocuğun sınıfta kendisini ifade etmesi
sağlanmış olur.
3-
Göze, kulağa hitap eden
somut materyallerden çok yararlanın ve az soyut
materyal kullanın
6.
Uyumsuz çocuklar okula devam
etmezler, okuldan hoşlanmazlar ve akademik
çalışmalarda belirgin bir şekilde
başarısızlık gösterirler. Çocuğun okuldan zevk alacağı ve kendini ifade
edeceği ortamları yaratmaya çalışınız. (Örn. Uyumsuz Çocuğu
eğitsel kol faaliyetlerinde görevlendirin.)
7.
Uyumsuz çocuklar sık sık ağız
kavgası yapabilirler, kabadayılık ve zorbalık
edebilirler, akranlarından
hoşlanmayabilirler. Bu durumda Çocuğu hemen idareye, disipline sevk
etmekten ziyade çocukların aralarındaki problemleri çözümlemesi için
uzlaşmacı bir tutum takının. Bu davranışları gösteren öğrencilerin
davranışlarının neden ve sonuçlarını açıklayınız.
8.
Uyumsuz çocuğun anne-babası
ve çocuğun eğitim, terapi ve tedavisi ile
uğraşan diğer kimselerle işbirliği
içinde çalışma yapmak gerekir.
BEDENSEL ENGELLİLER
Bütün düzeltmelere rağmen iskelet,
sinir sistemi, kas ve eklemlerindeki özürlerinden dolayı normal
eğitim-öğretim çalışmalarından yeterince yararlanamayan çocuklardır.
Aileye Öneriler
1.
Çocuklarda bedensel özüre yol
açan hastalıklardan biri multiple sklerosistir.
Ataklar halinde seyreden bu
hastalıkta çocuk hareket ile desteklenmezse gelişimi sürekli gerileme
gösterebilir.
2.
Doğuştan kalça çıkıklığı,
doğuştan kol veya bacaklarda bir eksiklik, herhangi
bir kaza sonucu kol veya bacağının
bir kısmının veya tamamının kaybedilmesi, romatizmal hastalıklar v.b.
bedensel yetersizlikler, kas iskelet sisteminin doğuştan veya sonradan
etkilenmesi-hastalanması sonucunda da açığa çıkarabilir. Doğru tanının
zamanında konması, gerekenlerin geç kalınmadan yapılması çocuğun
durumunun izin verdiği en üst düzeye ulaşması için ön şarttır. 0m. Kalça
çıkıklı olan bir çocuğun problemi ılk aylarında basit cihazlarla tamamen
düzeltilebilecekken geç kalındığında ömür boyu sürecek yürüme
bozukluklarına neden olmaktadır.
3.
Çocuk felci tanısı konan
çocukların hayati tehlikeyi atlatması için gereken
çalışmalar yapıldıktan sonra, daha
önce hiçbir sorunu olmayan çocuğun bacağında, kolunda zayıflama,
kuvvetsizlik olabilir. Çocuk büyürken zayıf olan kol ve bacakları
kullanılmamaya bağlı olarak incelebilir. Zamanla bu bölgeler diğer kol
ve bacağa göre kısa kalabilir. Bunları önlemek amacıyla ve- bu
bölgelerin kuvvetini yeniden kazanması için fizyoterapistler tarafından
verilecek egzersiz programını düzenli bir şekilde yapmanız gerektiğini
unutmayın.
4.
Çocuğunuzun bedensel
yetersizliği onun tüm gelişimini olumsuz etkiler.
Çocuk eğer emekleyemiyor,
yürüyemiyor veya oturamıyorsa çevresiyle ilgisi buna bağlı olarak
sinirli olacaktır. Çocuğun bedensel yetersizliğine rağmen çevresiyle
ayni şekilde ilişki kurmasını sağlamak sizin görevinizdir. Bu nedenle
olduğunca çevreyi çocuğun ayağına getirmek, bir değişle emeklemese de,
oyuncağı tutamasa da ona oyuncağı göstermek, sesini dinletmek, gözüyle
takip etmesini sağlamak çocuğunuzun gelişimine destek olacak
etkinliklerdir.
5.
Bebeğinizin yetersizliklerini
ve özelliklerini çok iyi tanımanızı öneririz. Böylece
yapamayacağı hareketler için onu
zorlamamış olursunuz. Zorlanacağı durumlar mutlaka olacaktır.
6.
Bedensel engelli çocuğunuzu
yardımla yapabildiği becerilerinde destekleyip
yardımcı olunki bir süre sonra
yardımsız olarak yapmayı başarabilsin. Yapabildiklerini de görmezliğe
gelmeyin, küçümsemeyin. Bazı şeyleri yapabildiğini görmek ona güven ve
cesaret verecektir.
7.
Bedensel özürlü çocuğunuz
için doktorunuz ve fizyoterapistmiz çocuğunuzun
hareketleri açısından ve
kasıntılarını azaltmak için cihaz uygun görmüş olabilir. Bunları nasıl
kullanmanız gerektiğini iyi öğrenmeniz gerekmektedir. Çocuğunuz bu
cihazları kullanmayı başlangıçta reddedebilir, ağlayabilir. Kısa süreli
olarak kullanmaya başlamanız onun alışması açısından daha iyi olacaktır.
Tepki gösterdiyse onu fazla ağlatmadan oyun havası içinde oyuncakları
ile oyalayarak belki şarkı söyleyerek onu razı etmeye çalışmanızı
öneririz.
8.
Bazı bedensel yetersizlikler
ve beraberinde uyaran eksikliği olması, yetersiz
çevre çocukla ilişki kurmak
için tedavinin bitmesinin beklenmesi çocukta zihinsel yetersizliğin
ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu konuda daha önce değindiğimiz gibi
çocuğunuza erken yaşlarda uyarıcı yönünden zengin çevre sağlanması
gereklidir. Cerebral Palsy, Multiple Skleroz, Spina Bifida gibi
durumlarda çevresel yoksunluktan bağımsız olarak zihinsel yetersizlik
ikinci bir problem olarak ortaya çıkabilir. Bu durumda erken eğitim
programları uygulanan kurumlara, merkezlere başvurmanız, özel eğitim
çalışmalarına katılmanız siz ve çocuğunuz için çok yararlı olacaktır
9. Çocuğunuzun bedensel özrünün
yanında zihinsel özürü yoksa normal
okullarda eğitim görmelerinin
mümkün olduğunca desteklenmesi gerektiğini de aklımızdan çıkarmayalım
Bedensel özürlü çocuklar motor-hareket becerilerindeki yetersizlik
dışında yaşıtlarıyla ortak özellikleri olduğu için gerekli
düzenlemelerle normal okullarda n en çok yararlanacak çocuklardır.
10. Çocuğunuzu göndereceğiniz
okulu seçerken bazı notalara dikkat etmeniz
gerekmektedir. Okulun bulunduğu
yerin ulaşılması zor bir yerde ( örn. yokuşta ) olmamasına,
yolların düzgün olmasına dikkat etmeniz gerekir. Bulunduğunuz çevrede
çocuğunuz için uygun şartlara sahip bir okul bulamadıysanız, okul
ulaşımını sağlayamadığınız yerde ise bedensel özürlülerle ilgili yatılı
bir okul için girişimde bulunmanız gerekir.
11. Çocuğunuz bedensel özrü yanında
zihinsel özrü de varsa hedefimiz onun
çevresine kendi sınırları içinde
en az bağımlı yaşamasını sağlamak olmalıdır. Bu nedenle giyinme,
soyunma. yemek yeme, tuvaletini yapma yardımla da olsa basit ev işlerini
yapma gibi günlük yaşam becerilerini kazanmasına yardımcı olmak gerekir.
Çocuğunuz belki ev dışında bir işte çalışamayacak ancak bu becerileri
öğrenmesi onun çevresine en az bağımlı yaşamasını sağlayacaktır.
1 2. Yetişkin olmasının
en önemli özelliği, bir işe sahip olmaktır Çocuğunuzda
diğer yetişkinler gibi kendine
uygun bir işte çalışmaktan zevk alacaktır. Çocuğunuzun aldığı eğitime
bağlı olarak kazanmış olduğu çeşitli beceriler vardır. Bu beceriler, göz
önünde bulundurularak ev içinde veya ev dışında yapabileceği bir iş
çocuğunuz için çok önemlidir Çocuğunuzun özrü fazla ise ( hem
kolları hem de bacakları özürden etkilenmişse) ona daha fazla yardım
etmeniz gerekecektir. Eğer özrü hafif derecede ise, yardım ile bir çok
ışın gerektirdiği işlevleri yerin getirebilir
BEDENSEL ENGELLİLER
Bütün düzeltmelere rağmen iskelet,
sinir sistemi, kas ve eklemlerindeki özürlerinden dolayı normal
eğitim-öğretim çalışmalarından yeterince yararlanamayan çocuklardır.
Öğretmene Öneriler
1.
Ortopedik engelli
öğrencilerin bulundukları sınıf, mümkün olduğu kadar giriş
katında ve sınıf içindeki yerleri
de kapıya yakın, kolaylıkla girip çıkabilecekleri bir yerde olmalıdır.
2.
Bedensel engelli öğrenciler
için, çok lüzumlu durumlarda merdivenlere veya
kapı eşiklerine rampa
yaptırılmalıdır.
3.
Ellerini kullanmakta zorluk
çeken öğrencilere derslerde ve imtihanlarda daha
fazla zaman tanımalı, ellerini hiç
kullanamayan öğrencilerin yazılı yoklamaları öğrencinin uygun bir
görevliye cevapları söyleyerek yazdırması şeklinde olmalıdır.
4.
Bedensel yetersizliği olan
öğrenci, normal okul ve sınıfa devam ederek
sınırlılıklarını kabul etmeyi
onları ödünlemenin yollarını ve erken yaşlardan itibaren yaşam
sorunlarını çözmeyi ve yetersizliği olmayanlarla yarışmayı öğrenir.
5.
Bedensel yetersizliği olan
çocuğun yada sınıf arkadaşlarının birbirine karşı
anlayış kazanmaları büyük ölçüde
öğretmene ve öğretmenin bedensel yetersizliği olan çocuğa yönelik
tutumlarına bağlıdır.
6.
Bedensel yetersizliği olan
çocukların pek çoğunun zorunlu olarak sık sık
hekime gitmesi, hastanede ve evde
yatması nedeniyle okula devamları aksamaktadır. Bu çocuklardan bazıları
Olağan öğretim süreçlerinden yararlanırken bazıları için özel öğretim
süreçlerine yer vermek gerekmektedir.
7.
Çocuğun bedensel özrü yanında
zihinsel özrü yoksa normal okullarda eğitim
görmelerinin mümkün olduğunca
desteklenmesi gerektiğini de aklımızdan çıkarmayalım. Bedensel özürlü
çocuklar motor-hareket becerilerindeki yetersizlik dışında yaşıtlarıyla
ortak özellikleri Olduğu için gerekli düzenlemelerle normal okullardan
en çok yararlanacak çocuklardır.
GÖRME ENGELLİLER ( Kör ve Az
Görenler)
Kör: Bütün düzeltmelere rağmen iki
gözle görmesi 1/10 dan daha aşağı olan eğitim öğretim çalışmalarında
görme gücünden yararlanması mümkün olmayandır.
Az Gören. Bütün düzeltmelere rağmen
iki gözle görmesi 1/10 ile 3/10 arasında olan ve özel birtakım araç ve
yöntemler kullanmadan eğitim, öğretim çalışmalarında görme gücünden
yararlanması mümkün olmayanlardır.
Aileye Öneriler
1.
Çocuk hiç göremiyorsa ona
becerileri sözel olarak açıklayarak ve birlikte
yaparak kazandırınız. Çocuk sizi
dinlerken yapmış olduğu beceriyi de parmaklarıyla yoklamasına her
defasında izin ve fırsat veriniz.
2.
Çocuk az görüyorsa
görmesinden yararlanarak becerileri kazandırınız
3.
Bağımsız olarak yapabildiği
beceriler varsa nasıl yapabildiğine bakınız.
Bundan sonra yapacağı becerileri
öğretirken bunlardan yararlanabilirsiniz. Bağımsız olarak becerileri
yapmasını teşvik ediniz, zaman ve fırsat veriniz.
4.
Beceri yada işi ne kadar
yapabildiğini belirleyerek bağımsız olarak
yapamadığı yerlerde sadece yardım
edin.
5.
Çocuğa sadece her defasında
bir beceri yada bu becerinin bir bölümünü
öğretmeyi deneyiniz. Önceki beceri
yada becerinin kolay bir bölümü tamamen öğrenildiğinde becerinin izleyen
güç bölümünü öğretmeye çalışınız.
6. Becerileri tamamladığında
mutlaka ödüllendirin. (Aferin, çok güzel v.b.)
7
Görme engelli bir çocuğun tüm
gün evde bulunması, evden dışarıya
çıkmaması onu topluma hazırlamaz.
Görme engelli çocuğun okula gitmesi yaşadığı toplumla daha fazla
bütünleşmesini sağlayacaktır.
9.
Görme engelli çocuğun
takılacağı, yada çarpabileceği eşyaların ve engellerin
ayak altından kaldırılması gerekir.
Çocuğun kolayca eşyaların yerlerini bulmasına yardım edecek düzenlemeler
yapılmalıdır.
10.
Yerleri sabit olan eşyaların
dışında yaptığımız değişiklikleri her defasında
göstermeli ve yerlerini
öğretmelisiniz.
11.
Görme güçlüğü ne kadar erken
teşhis edilirse, çocuğa o kadar fazla yardım
edilir. (Örn.. erken ameliyat yada
ilaçla tedaviyle çocuğa çok fazla şey kazandırmak mümkün olabilir. Yani
görmesi tanı olmasa hile daha iyi görebilir duruma gelebilir.)
GÖRME ENGELLİLER ( Kör ve Az
Görenler)
Kör: Bütün düzeltmelere rağmen iki
gözle görmesi 1/10 dan daha aşağı olan eğitim öğretim çalışmalarında
görme gücünden yararlanması mümkün olmayandır.
Az Gören. Bütün düzeltmelere rağmen
iki gözle görmesi 1/10 ile 3/10 arasında olan ve özel birtakım araç ve
yöntemler kullanmadan eğitim, öğretim çalışmalarında görme gücünden
yararlanması mümkün olmayanlardır.
Öğretmene Öneriler
1.
Öğretmenlerin yapacağı aile
ziyaretleri ile, özellikle görme engelli çocukla
ilgilendiğinizi söyleyerek ve
çocuklarını kabul ederek onlarında çocuklarını kabul etmelerine yardım
etmiş olursunuz.
2. Görme güçlüğü olan çocuğa
tıbbi, çevresel ve eğitsel açıdan yardım edilebilir.
3
Görme yetersizliği olan
çocuklarda bağımsızlık duygusunu geliştirme
çabalarının bir bölümü olarak bu
çocukların kendi eğitim kitaplarından ve araçlarından sorumlu olması
istenmelidir.
4.
Sınıftaki gören çocuk zaman
zaman görme yetersizliği olan çocuğa rehberlik
yapabilir. Ancak görme yetersizliği
olan çocuğun çok fazla bağımlı olmamasına da dikkat edilmelidir.
5.
Görme Yetersizliği olan
çocuklarında sınıftaki her etkinliğe katılması
cesaretlendirilmelidir. Eğer
onların sınıftaki faaliyetlere katılmaları mümkün olmuyorsa ek
etkinlikler düzenlenmelidir.
6.
Öğretmenin tahtaya bir şey
yazarken yazdıklarını yüksek sesle söylemesi her
zaman görme engelli çocuk için
yararlı olur
7.
Matematik öğretiminde görülen
problemlere ek olarak Fen Bilimleri ve
Coğrafyanın çok fazla görsel
uyaranlara dayalı olması nedeniyle ek düzenlemelere ihtiyaç olabilir Bu
nedenle görme engelliler okullarından materyal ve bilgi alınmalıdır.
8. Görme yetersizliği olan
çocuğun ödevini tamamlayabilmesi için ek zaman
verilmesi uygun olabilir.
8.
Görenlerle, görme
yetersizliği olan çocuklar arasında sosyal ilişkiler
cesaretlendirilmelidir.
ÜSTÜN ZEKALILAR VE ÜSTÜN ÖZEL
YETENEKLİLER
Üstün zekalılar: Zeka bölümü
çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 130 ve daha yukarı çıkanlara üstün
zekalı denir
Üstün Yetenekliler: Üstün zekalı
olmalarının yanı sıra. yaşıtlarına oranla yeteneklerde üstünlüklere
sahip olanlardır.
Aileye Öneriler
1.
Çocuğunuzda fark ettiğiniz
akademik ve sosyal becerilerdeki farkın anne-baba
birlikte gözleyip değerlendirmeli
sınıf öğretmeni bu durum hakkında bilgilendirilerek yardım talebinde
bulunmalıdır
2
Çocuğun üstün zekalı ve üstün
yetenekli olduğu tespit edildiğinde çocuk
bundan haberdar edilmemelidir Bu
özelliğinden dolayı kardeşleri ve sınıf arkadaşlarıyla kıyaslanmamalı ve
kıyaslama yapılıyorsa da bu çocuğa yansıtılmamalıdır.
3
Çocuğa üstün zekalı ve üstün
yetenekli olduğunu asla söylemeyin ve belli
etmeyin Yaşına uygun özelliklerine
göre telkinlerde bulunun çocuğun sahip olduğu özelliklerinden
kaynaklanan ( kendini üstün görme. önde olma isteği, inatçılık,
bencillik v.b. ) durumlar ortaya çıktığında onun diğer
yaşıtlarından farklı olmadığı ve her çocuğun iyi yapabildiği şeyler
olduğu ve onun da bu yüzden bazı şeylerde daha iyi olduğu
vurgulanmalıdır. Aynı ilgi, isteği göz ardı edilmeli, kendisiyle
ilgilenildiği çok fazla belli edilmemelidir.
4.
Çocuğunuzu sevdiğinizi ona
açıkça belli edip normal bir çocuk gibi
davranın. Bireysel farklılığı göz
önünde bulundurmayın. Üstün zekalı- üstün yetenekli oluşuna göre değil
yaşının özelliğine göre sevginizi belli ediniz.
5.
Çocuğunuzu asla ilgisiz
bırakmayın. Onunla her fırsatta ilgilenin ilginizi
gösterirken laf olsun diye değil,
gerçek anlamda ilgi gösterin. Aksi takdirde bunu hemen fark edeceğinden
ters etki yapabilir.
6.
Üstün zekalı, üstün yetenekli
ailelerin bazılarında gereksiz bir gurur
gelişebilir. Anne- baba olarak
üstün zekalı, üstün yetenekli bir çocuğa sahip olmak muhakkak iyi bir
şeydir. Ancak aşırı gurur çocuğun daha iyi yetişmesini engeller.
Anne-babada gelişen gurur zamanla çocuğu da sarmaktadır. Bu duruma
düşmemek için anne-babaya gerekli rehberlik yapılmalıdır. Çünkü üstünlük
duygusu en azından aşağılık duygusu kadar zararlı olabilir.
7.
Eğer başka kardeşleri varsa,
onlara nasıl davranırsanız ona da aynı
şekilde davranın. Farklı diye
kesinlikle ihmal etmeyin. Bakımını diğer kişilere bırakmayın. (Anneanne,
dede, bakıcı v.b.)
8.
Çocuğun zekası ve yeteneğini
kullanabileceği ve deşarj olabilmesini
sağlayıcı (puzzle, satranç,
labirent oyunları, müzik v.b. ) malzemeler ( oyuncaklar )
alınmalı, ( sinema, tiyatro, resim, müzik, v b.) kültürel etkinliklerde
bulunması sağlanmalı.
9.
Çocuğunuzun sorduğu sorulara
kesin ve net cevaplar verilmeye
çalışılmalıdır. Kaçamak, doğru
olmayan cevaplardan kaçınılmalıdır.
10.
Çocuğunuzun zeka işlevleri ve
yetenekleri bakımından normalden farklı
olduğu için özel eğitime” muhtaç
olduğunu unutmayın.
11-
Çocuğunuzun ruhsal ve
duygusal özellikleri için bir uzmanla ( çocuk
psikiyatristi, çocuk psikologu,
psikolog, pedagog, rehber öğretmen v.b. ) her zaman diyalog
halinde bulunun.
ÜSTÜN ZEKALILAR VE ÜSTÜN ÖZEL
YETENEKLİLER
Üstün zekalılar: Zeka bölümü
çeşitli ölçeklerde sürekli olarak 130 ve daha yukarı çıkanlara üstün
zekalı denir
Üstün Yetenekliler: Üstün zekalı
olmalarının yanı sıra. yaşıtlarına oranla yeteneklerde üstünlüklere
sahip olanlardır.
Öğretmene Öneriler
1.
Üstün zekalı olduğunu
düşündüğümüz öğrencinize öncelikle durumunu
tespit etmek için, okul rehber
öğretmenine yoksa Rehberlik ve Araştırma Merkezine bizzat götürün.
2.
Üstün zekalı tespit edilen
(zeka testleri ile belgelenen) öğrencinizi ikinci
plana itmeyin.
3.
Sınıftaki müfredatı
uygularken, bu tür çocukların liderlik özelliklerini tatmin
ederek taşkınlık yapmasına yahut
büyüklük taslamasına engel olunmalı. Örn.( Sınıf başkanı eğitsel
kollardan birinin başkanlığı, küme başkanlığı v.b.) Bu uygulama
sonucunda paylaşma ve birliktelik ile ilgili çıkabilecek problemin
oluşumu engellenmiş olacak ve çocuk kendini dışlanmış olarak
hissetmeyecektir.
4.
Ailesiyle irtibata geçilmeli
ve müfredattan ayrı olarak çocuğa, düzeyine
uygun ek ödevler verilmelidir.” ona
kademeli olarak ders veya ödev verin.”” Sen bunu yaparsın. diyerek onun
zeka işlevini zorlama yoluna gitmeyin. Üstün zekalı çocuklar özellikleri
itibariyle yazı yazmayı pek sevmediklerinden çok fazla yazı ödevi veya
işler vermeyin.
Daha çok ifadeye dayalı,
anlatmaya yönelik ders veya ödevler verin. Üstün zekalı
çocukların sayılarla arası iyi
olduğundan problem çözmeye yönelik ders veya ödev
verebilirsiniz. Ancak bunun dozunu
çok hassas belirleyip fazla aşırısına kaçmayın.
5.
Ders müfredatına ek olarak,
proje geliştirme gibi yaratıcılık ve zekayı öne
çıkarıcı ve geliştirici çalışmalar
bütün sınıf düzeyinde yaptırılmalıdır. Örn. resim ve el işi ile ilgili
çalışmalar. Böylece hem üstün zekalı çocuğun kendi potansiyelini
değerlendirebilmesi hem de diğer arkadaşlarını da teşviki sağlanmalı.
6.
Öğretmen, kesinlikle çocuğun
kendisine ve arkadaşlarına üstün zekaya
sahip olduğunu vurgulamalıdır.
Üstün zekalı çocuklar normal çocuklardan farklı olduğu için özel eğitime
muhtaçtırlar. Bu nedenle sınıfınızdaki bu öğrenci ile veya öğrencilere
ilgi gösterin.
7.
Çocuk, sınıf içinde diğer
çocuklardan kayırılmamalı, aynı sorumluluklar her
çocuk için geçerli olmalıdır.
Kıyaslama ve eleştiri sınıf düzeyinde en aza indirilmeye çalışılmalıdır.
Onu asla diğer öğrencilerinizden soyutlamayın, dışlamayın. Arkadaşları
ile kaynaşmasını sağlayın. Özel ilginizi ona ve diğer öğrencilere belli
etmeden gösterin
8.
Çalışmaların
gerçekleştirilmesinde yarışma ortamı yaratıldığında, rekabet
üstün zekalı çocuğu ön plana
çıkarıcı mahiyette yapılmalı. Ayrıca onu bir gurur kaynağı veya koz
olarak kullanmayın. Onu olduğu gibi kabul ederek yaklaşın.
9.
“ Sen, bu sınıfın en
iyisisin.” “ Sen, en iyisini yaparsın.” v.b.
mükemmeliyetçiliği amaçlayan
ifadelerin kullanılmasından kaçınılmalıdır.
10.
Çocuktan beklentiler, diğer
arkadaşlarından istenilen düzeyde farklı
oluşturulmamalıdır. Aksi taktirde
çocuk kendini baskı altında hissedecek ve uyum bozuklukları baş
gösterecektir.
|